Kaydet
a- | +A

Bir gün bir akarsu taşıp etraftaki ekinlere zarar vermişti... Mağdur insanlar Hazret-i Ali'ye koştular ve "ne olur, bir dua buyurun da su azalsın" dediler.

Hazret-i Ali "peki" dedi.

Ve hazırlanıp çıktı evden...

Resulullah'ın abasını giydi... Onun sarığını sardı... Onun asâsını aldı... Hasan ve Hüseyin'le birlikte geldi o ırmak kenarına.

Elindeki asâ ile suya işaret etti.

Suyun seviyesi düştü biraz...

İkinci işarette biraz daha indi.

Üçüncüde az daha...

Kalabalığa dönüp sordu:

"Bu kadar kâfi mi?"

Onlar bir ağızdan;

"Kâfi yâ Ali" dediler.

Ve teşekkür edip dağıldılar...

? ? ?

Efendimiz aleyhisselâm, bir gün Hazret-i Ali'ye bakarak "Yâ Ali, seninle ben, Harun'la Mûsa gibiyiz" buyurdular.

Nitekim bir harbe gidiliyordu...

Efendimiz, Hazret-i Ali'ye "Yâ Ali, sen Medine'de kal" buyurdu.

O da "başüstüne" dedi.

Ve Medine'de kaldı... Ancak münafıklar, bunu bir fırsat bilip "Muhammed ondan sıkıldığı için Medine'de bıraktı" dediler...

Hazret-i Ali üzüldü!..

Efendimize koşup;

"Yâ Resulallah, münafıklar benim için şöyle şöyle diyorlar!" dedi.

Efendimiz, ona sevgiyle baktı ve "Onlar yalan söylüyor yâ Ali... Sen benimle; Harun'la Mûsa gibi olmak istemez misin?" buyurdular.