Kaydet
a- | +A

Alî bin Ömer Harbi hazretlerinin sevdiği biri şöyle anlatıyor:

Bu zâtı görmek için evine gittim.

İltifat ederek içeri aldı beni.

Oturup sohbet ettik.

O esnada bir kimse hediye olarak çok miktarda elma ve kayısı getirip takdim etti bu büyük velîye.

Onlardan bana ikrâm etti.

Sonra hepsini bir talebesine verip;

- Bunları fukaraya dağıt! buyurdu.

Az sonra talebe gelince sordu:

- Hepsini dağıttın mı?

- Evet hocam, dağıttım.

- Şimdi rahat ettim, buyurdu.

Çok duygulanmıştım.

Kendi kendime; "Ne cömert insan. Hayâtımda böylesini görmedim" diye geçirdim içimden.

EDEN, KENDİNE EDER

Bir gün de, bu zâta biri gelip;

- Efendim, haksız yere bizi üzenler oluyor. Ne yapalım? diye sordu.

Cevaben;

- Eden, kendine eder, buyurdu.

- Yâni cezasını görür mü efendim?

- Elbette. Yanına kâr kalmaz. Ya kendinden çıkar, ya çocuğundan.

- Ama şimdi saltanat sürüyorlar.

- Bugün öyle ama yarın ne olacağı belli olmaz. Allahü teâlâ zâlimlere mühlet verir, ama ihmal etmez.

GENÇLİĞİ FIRSAT BİL!

Bir gün de sohbetinde;

- Ey gençler, bu gençliğiniz bir gün biter. Bizim gibi takatten düşmeden önce bu gençliği fırsat bilin ve Allaha kulluk edin, buyurdu.

Ve ekledi:

- Çünkü gencin yaptığı ibâdetin sevabı öyle çoktur ki, haddi hesabı olmaz. İhtiyarlık gelince, güç ve kuvvet azalır. Çok ibâdet yapsa da fazla sevap alamaz.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com