Kaydet
a- | +A

Adiyy bin Müsafir hazretlerinin huzuruna bir sevdiği gelerek;

- Efendim uzun bir yolculuğa çıkacağım, duânızı almaya geldim, diye arz etti.

Adiyy hazretleri;

- Selâmetle git. Yolda önüne vahşi hayvanlar çıkarsa, onlara hitâben; "Ey hayvanlar! Adiyy bin Müsafir'in emriyle önümden çekilin!" diye nida et, buyurdu.

Ve ekledi:

- Denizde yolculuk yaptığında fırtınaya tutulup, dalgalar yükselirse; "Ey deniz! Adiyy bin Müsafir'in emriyle sâkin ol!" diye nida eyle.

O kimse;

- Peki efendim, deyip çıktı yola.

Gerçekten ıssız bir yerden geçiyordu ki, vahşi hayvanlar çıktı önüne. Bu zâtın tembihini hatırlayıp;

- Çekilin önümden! diye bağırdı.

O anda mıh gibi durdular yerlerinde.

Başları önlerinde ve mahcubiyet içinde terk ettiler o yeri.

Hem de geri geri.

Sonra gidip bindi bir gemiye.

Bir müddet sonra kuvvetli bir fırtına koptu âniden.

Dalgalar, dağlar gibi yükselince, hatırladı yine o büyük zâtın tembihini. Gemileri neredeyse batıyordu ki; "Ey deniz sâkin ol!" diye seslendi.

O anda deniz sâkinleşti.

Rüzgâr durdu.

Dalgalar duruldu.

O da kurtuldu tehlikeden, yolcular da.

ÖNCE DÎNİNİZİ ÖĞRENİN!

Bir gün de, bazı gençlere;

- Önce dîninizi öğrenin, buyurdu.

Gençler;

- Nereden öğrenelim efendim? dediler.

- Yalnızca "Ehl-i sünnet âlimleri"nin kitaplarından, buyurdu. Çünkü bu âlimler nakli esas alırlar. Başkaları kendi kafasından da yazar ve söylerler ki, on para bile etmez.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com