Kaydet
a- | +A

Hazret-i Fâtıma radıyallahü anhâ vefât etmişti. Hazret-i Alî radıyallahü anh ve oğulları, cenâze hizmetini görüp o gece defnettiler kendisini.

Hazret-i Alî, ertesi sabah kabristana gitti.

Bir Fâtiha okudu.

Ve yatan ölülere;

"Ey mevtâlar! Bıraktığınız malların tamâmı vârislere taksîm edildi. Hanımlarınız başkalarıyla evlendi. Evlerinize tanımadığınız kimseler taşındı. Bizden size haber bunlardır" diye seslendi.

Biraz bekledi.

Ve yine onlara:

"Bizden size haberler bunlardır. Sizden bize ne gibi haberler var?" diye sordu.

O an bir ses işitti.

Kulak verip dinledi.

"Yâ Alî! Dünya malından Allah için verdiklerimizin burada faydasını gördük. Dünyada kullandıklarımız kâr kaldı yanımıza. Ama bıraktıklarımızı ziyân ettik" diyordu.

KENDİ TAŞIRDI

Hazret-i Alî "radıyallahü anh", çarşıdan herhangi bir şey alsa, eve kadar kendi taşır, vermezdi kimseye. "Yardım edelim" deseler de, kabul etmezdi.

Hizmetçisi vardı.

Bir gün kendisine;

"Efendim, siz halîfesiniz. Yardım etmek isteyenlere müsaade edin, taşısınlar. Hem sonra bu gibi basit işler, size hafîflik verir" deyiverdi.

Onu dinledi.

Ve cevâben;

"Hayır. Bir baba, helâlinden kazanıp da satın aldığı bir şeyi kendi taşırsa, kemâlinden hiçbir şey kaybetmez" buyurdu.

Ve ilave etti:

"Hattâ o kişi, her bir adımına çok sevap kazanır" buyurdu.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com