Kaydet
a- | +A

Halîfe Hazret-i Ömer radıyallahü anh bir gün yeni ve temiz bir elbise giyerek çıktı evinden. Namaz için câmiye gidiyordu. Ama gidemedi.

Zîra bir hâdise oldu.

Şöyle ki, hazret-i Abbâs'ın radıyallahü anh evinin önünden geçerken yağmur oluğundan "kanlı su" döküldü üzerine.

Üzeri kirlendi.

Üzülüp kederlendi.

Derhal emir verip kaldırttı o oluğu oradan. Meğer hazret-i Abbâs damda yaralı bir kedi yavrusunu yıkamış ve kanlı suyunu vermişti o oluğa.

Halîfe eve gitti.

Üstünü değiştirdi. Ve yine aynı yere geldi. Zîra Hazret-i Abbâs'ın gönlünü alacaktı. Kapıdan seslendi:

"Yâ Abbâs!"

"Buyur yâ Ömer!"

"O oluğu kaldırttığım için özür dilerim. Başkasına da bir zarar vermesin diye öyle yaptım, beni mâzur gör" buyurdu.

Hazreti Abbâs aşağı indi.

Ve sordu hemen:

"Yâ Ömer! O yağmur oluğunu oraya kimin koyduğunu biliyor muydun?"

"Hayır bilmiyordum"

"O oluğu oraya, bizzat Efendimiz aleyhisselâm hem de kendi mübârek eliyle koymuştu yâ Ömer."

Hazret-i Ömer titredi:

"Efendimiz mi dedin?"

"Evet Efendimiz."

"Eyvâh! Ben ne yaptım?" deyip başladı ağlamaya. Bin pişmândı öyle yaptığına.

Düşündü taşındı.

Bu işi düzeltmeliydi.

"Yâ Abbâs! Sırtıma bas da, o oluğu tekrar eski yerine sen koyuver" dedi.

Hazret-i Abbâs;

"Peki olur" dedi.

Ve Halîfenin sırtına basarak, o oluğu eski yerine kendi eliyle yerleştirip indi çabucak.

Ooh, elhamdülillah!

Halîfe rahatlamıştı...

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com