Horasanlı biri, Habîb-i Acemî hazretlerine; "Efendim, biz hacca gidiyoruz. Dönünceye kadar, şu on bin dirhemle benim için bir ev alır mısınız?" dedi.
Ve parayı verdi.
Hazret-i Habîb de;
"Olur, alırım" dedi.
O, teşekkür edip ayrıldı.
Büyük velî düşündü ki:
"Bu parayla fakir halkı doyurayım, o kimse için de Cennette bir köşk satın alayım!"
Horasanlı geri döndü.
Hazret-i Habîb'e sordu:
“Söylediğim evi aldınız mı?"
O, cevâben;
"Evet, sana çok muhteşem bir köşk aldım" buyurdu.
Adam sevinç içinde;
“Onu bir göreyim" dedi.
Hazret-i Habîb;
"O köşk, Cennette ve yakında ona kavuşursun" dedi.
Adam sevindi...
Hazret-i Habîb'e;
“Bunun için senet yaz" dedi.
O da bir kâğıda;
"Bu, Habîb-i Acemî'nin, Rabbinden, şu Horasanlı için satın aldığı köşkün senedidir" diye yazıp verdi.
Adam onu aldı.
Ve hanımına verip;
"Ölürsem bu senedi kefenime koy" dedi.
Ve bir müddet sonra da vefât etti...
Ertesi gün, kabrin üzerinde bir “ipek” gördüler.
Rengi yeşildi.
Ve üzerinde;
"Bu, Habîb-i Acemî'nin şu kimse için aldığı köşkün berâtıdır. Allahü teâlâ, bu köşkü Horasanlıya verip, Habîb'i borcundan kurtardı" diye yazıyordu.

