Kaydet
a- | +A

Allah dostlarından Zeynel Arab Efendi'yi, bir sevdiği yemeğe dâvet etti.

İki piliçleri vardı, birini kesip kızarttırdı hanımına. Ancak hanımı pek memnun olmadı bu işten. Zîrâ bilmezdi Allah adamlarının kıymetini.

O kişi bu zâtı başka gün de dâvet ettiğinde, hemen öbür pilici kesip;

- Hanım şunu kızart! dedi yine.

Kadının yüzü ekşidi:

- Canım piliç şart mı, bugün de çorba içsin! deyiverdi.

Adam sinirlendi:

- Hayır, dediğimi yapacaksın!

- Peki peki kızma hemen, dedi.

Ve istemeyerek kızarttı pilici.

Adam kızarmış pilici sofraya getirip;

- Buyurun efendim, dedi.

Lâkin O, el uzatmadı pilice.

Adam üzülerek sordu:

- Efendim neden yemezsiniz?

Büyük zat mânâlı mânâlı bakıp;

- Canım piliç şart mı, bu gün de çorba içeriz, buyurdu.

Hanım duydu bunu içeriden. Alacağını almıştı. Artık sevgi ve saygı duydu bu Allah dostu'na. Öyle ki, geçti kocasını.

***

Bir gün de bir sevdiği;

- Efendim çok sıkıntılarım var, ne yapayım? diye sorunca;

- Çok istiğfâr oku! buyurdu.

Adam okuyup, kurtuldu sıkıntıdan.

Başka gün de bir genç gelip;

- Efendim işlerimde muvaffak olamıyorum, diye dert yandı.

Büyük velî ona da;

- Öyleyse tövbe et! buyurdu.

O da tövbe edip muvaffak oldu işlerinde.

Biri de çocuğumuz olmuyor, dedi.

Cevap aynıydı:

- Öyleyse çok istiğfâr eyle!

Adamcağız devamlı istiğfâr okudu.

O sene çocukları oldu. Hem de ikiz.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com