Kaydet
a- | +A

Bir gün büyük velî Muînüddîn-i Çeştî hazretlerine bir kimse gelip, edeple oturdu karşısında.

Ve arz etti ki:

“Efendim, çoktandır zât-ı âlinizi görmek istiyordum. Çok şükür, bugün sizi görmekle şereflendim” dedi.

Büyük velî, dinledi.

Ama hiç iltifat etmedi.

Kıymet vermedi.

Üstelik ona sertçe bakıp;

“Haydi, ne için geldinse, yap yapacağını!” buyurdu.

Adamın hâli değişti...

Kızardı, bozardı...

Bütün âzâları, titremeye başladı onun heybetinden!

Ve ağlayarak;

“Efendim, asıl niyetim, sizi öldürmekti! Çok pişmânım.

Lütfen bu suçumu affedin” dedi.

Sonra iç cebine soktu elini.

Bir “bıçak” çıkarıp koydu bu velî zâtın önüne;

Ve pişmanlıkla;

“Suçluyum, nasıl isterseniz cezâmı öyle verin!” dedi.

Büyük velî;

“Bu yolda, kötülük eden

kimseye de iyilik yapılır” buyurdu.

Ve el kaldırıp;

“Yâ İlâhî! Bu kulun günahlarını affet ve kendisini, sevdiğin kullarından eyle” dedi.

Böyle duâ etti ona...

Adamın kalbi değişti.

Yâni kalp gözü açıldı.

Ve “evliyâ” oldu.

ÖNE ÇIKANLAR