Kaydet
a- | +A

Hazret-i Mevlâna'yı çok seven bir tüccar vardır.

Bir gün İstanbul'a gitmeye niyet eder.

Hazret-i Mevlâna'ya sorar:

"Bana bir emriniz var mı efendim?"

Mevlâna;

"Falan câmiye git! Orada genç bir âbid göreceksin. Ona bizden selâm söyle" buyurur.

Tüccar;

"Başüstüne" der.

Ve yola çıkar.

İşlerini bitirip o câmiye varır.

İçeride genç bir "âbid" görür.

Yanına yaklaşıp;

"Konya'dan geliyorum. Hazret-i Mevlâna'nın size selâmları var" der.

Ama fevkalâde şaşırır!

Zira Mevlâna oradadır.

O âbidin yanındadır.

Bayılıp yere düşer!

Ayıldığında görür ki "âbid" yalnızdır ve kendisine gülümsemektedir.

O tüccara;

"Siz de benden Mevlâna'ya selâm söyleyin" der.

Tüccar;

"Peki söylerim" der.

Ve Konya'ya geri döner.

Âbid'in selâmını Hazret-i Mevlâna'ya söyler.

Fakat o da ne?!..

Yine hayrette kalır!

Zira âbid de oradadır.

Mevlâna'nın yanındadır.

Bayılıp yine düşer!

Ayılınca görür ki "Mevlâna" yalnızdır.

Ve kendisine gülümsemektedir.

Hazret-i Mevlâna;

"Ben hayatta oldukça bu gördüğünü kimseye söyleme!" buyurur...

ÖNE ÇIKANLAR