Kaydet
a- | +A

Bir gün, Resûlullah Efendimiz sallallahü aleyhi ve sellem ile Hazret-i Ömer radıyallahü anh ikisi namaz kılıyorlardı.

Efendimiz imâmdı, o cemaat.

Akşam namazı kılınıyordu.

Resûl aleyhisselâm, Fâtiha'dan sonra zamm-ı sûre olarak bir âyet okudular.

Hazret-i Ömer radıyallahü anh bu âyeti işitince birden gadaba geldi.

Kendini tutamayıp konuştu.

Hem de namaz esnâsında.

Bu âyet-i kerîmede, Firavunun bir sözünü bildiriyordu Hak teâlâ.

Şöyle ki; O kâfir kendi kavmine: "Sizin tapacağınız en büyük tanrı benim!" demişti.

Hazret-i Ömer bu.

Hazmedemedi tabii.

Kan sıçradı beynine.

Namazda olduğunu unuttu.

Ve gayri ihtiyârî;

- Ben orada olsaydım, muhakkak onu öldürürdüm! diye konuştu.

Nihayet namaz bitti.

Efendimiz Ona dönüp;

- Yâ Ömer, namazını iâde et! buyurdular.

Hazret-i Ömer;

- Başüstüne yâ Resûlallah, dedi.

Ve ardından;

- Niçin yâ Resûlallah? diye sordu.

Efendimiz aleyhisselâm;

- Çünkü dünya kelâmı namazı bozar, buyurdular.

O zaman hatırladı konuştuğunu.

Ve emri îfâ için ayağa kalktı.

Tam namaza başlıyordu ki, bir vahiy geldi Rabbimizden.

Hak teâlâ hazretleri;

- Ey Habîbim! Ömer'in o konuşması hoşuma gitti benim. Onun namazını kabul ettim ve kendisine misliyle sevap verdim, buyuruyordu.

Efendimiz aleyhisselâm;

- Otur yâ Ömer! Namazın oldu, buyurdular.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com