Kaydet
a- | +A

Abdurrahmân bin Avf ile Hazret-i Ömer (radıyallahü anhümâ) yolculuğa çıktılar bir gün.

Bir yaz günüydü.

Güneş çok yakıcıydı.

Sırtında su tulumu vardı Halîfenin.

Az sonra yoruldu.

Ve tulumu yere koydu.

Abdurrahmân bin Avf;

“Yâ Ömer, izin ver biraz da ben taşıyayım” dedi.

"Hayır olmaz” buyurdu.

"Niçin yâ Ömer?"

"Bugün Ömer'in yükünü sen taşırsan, yârın kıyâmet gününde günah yükünü kim taşır?" buyurdu.

Arkadaşı:

"O gün sizin yükünüz ağır olmaz. Çünkü dâima Resûlullahın yolundan yürüdünüz" dedi.

O, bunu dinledi.

İçinden bir (âh) dedi.

Ve o kederle:

"Ömer ne vakit Cehennemden kurtulursa, Resûlullahın yolunda yürüdüğü o zaman belli olur" buyurdu.

Ne zaman ki vefât etti.

Oğlu, rüyâda gördü Onu.

Baktı ki, çok yorgun.

Ve bitkin bir hâli var.

Çok merak edip:

“Niçin çok yorgunsunuz babacığım?” diye sordu.

Cevâbında:

"Her şeyi ince ince sordular. Bâzılarına cevap vermekte zorlandım. Bereket versin Allah’ın merhameti yetişti de kurtuldum evlâdım, yoksa kurtulamazdım" buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR