Kaydet
a- | +A

Câkir-el Kürdî hazretleri, Hanbelî mezhebinin büyük âlimlerinden olup, 550 (m. 1155) senesinde Irak’ta vefât etti.  

Bir gün, bir talebesi;

“Efendim, izninizle uzun bir deniz yolculuğuna çıkacağım, duanızı almaya geldim” diye arz etti.

Büyük zat da;

“Hak teâlâ selâmet versin. Yolda bir sıkıntı olursa, beni hatırla. Allah'ın izniyle imdadına yetişirim” buyurdu.

Talebe;

“Peki efendim” deyip ayrıldı.

Aradan altı ay geçti...

Bu zat ailesiyle oturuyordu.

Birdenbire ayağa fırladı.

Sağa sola gidip, eliyle de bazı işaretler yaptı ve oturdu yine. Evdekiler merak edince;

“Bir talebemiz denizde boğulmak üzereydi, onu kurtardık” buyurdu.

Bir ay sonra geldi talebe.

Hocasının elini öptü ve;

“Efendim, siz yardım etmeseydiniz, hepimiz boğulacaktık” dedi.

Ve huzurdan ayrıldı.

Bir arkadaşına rastladı.

Hâdiseyi şöyle anlattı:

“Biz gemideydik.

Birden rüzgâr çıktı bir gece. Dalgalar “sıra dağlar” gibi geliyordu art arda.

Gemimiz batmak üzereydi.

Hocamı düşünüp yardım istedim.

O an geldi ve rüzgâra,

“Duuur!” işâreti yaptı.

Rüzgâr kesildi anında.

Sütliman oldu deniz.

Ve kendisi kayboldu gözden...

ÖNE ÇIKANLAR