Kaydet
a- | +A

Hazret-i Ömer "radıyallahü anh" devrinde çok memleket fethedilmiş ve çok ganîmet alınmışken kendi yaşayışı hiç değişmedi. Arpa ekmeği yerdi.

Yamalı giyerdi.

Kızı Hazret-i Hafsa radıyallahü anhâ, o haşmetli günlerde babasını ziyârete geldi bir gün. Ancak babasının hırkası dikkatini çekti ve hayret içinde baktı babasına:

"Babacığım!"

"Söyle kızım"

"Hırkanız çok eskimiş, üstelik de yamalı. Hani şöyle yeni bir hırka alsanız diyorum"

Babası Onu dinledi.

Ve şunu anlattı:

Ey kızcağızım, Efendimiz aleyhisselâm vefâtına yakın beni huzuruna çağırıp; "Yâ Ömer! Mahşer günü benim yanımda bulunmayı ister misin?" diye sordu.

Ben cevâben;

"Çok isterim" dedim.

Bunun üzerine bana bakıp; "Öyleyse şu yaşayışını hiç değiştirme!" buyurdu.

Bunu anlattı.

Sonra Ona;

"Şimdi söyle kızım, Resûlullahın bana vasiyyeti böyleyken, eski yaşayışımı değiştirebilir miyim?" diye sordu.

Hazret-i Hafsa;

"Affet baba" dedi.

ESKİ HIRKA

Yine Halîfenin sırtında, hurma lifinden ve üzerinde on yama bulunan bir hırka vardı.

Bir sahâbî onu gördü.

Ve müsaade alıp;

"Ey mü'minlerin halîfesi! Bu eski ve yamalı hırkayı çıkarıp şöyle sultânlara yakışan yeni bir hırka alsanız" dedi.

Ama O kabul etmedi.

Hattâ celâllenip;

"Cenâb-ı Hak bize İslâm gibi bir ni'met vermişken, eski ve yamalı hırka giymemizin ne önemi vardır?" buyurdu.

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com