Kaydet
a- | +A

Sa'd bin ebî Vakkâs "radıyallahü anh" Kûfe'de vâli iken ev yaptırmak istedi. Ancak arsanın yarısı bir Mecûsînindi. Onu çağırttı.

Geldiğinde;

"Hisseni bana sat" dedi. "Satmam" deyince, "Ne istersen vereyim" dedi. Yine "Olmaz" deyince vazgeçti bu işten.

Ama yakınları;

"Sakın!" dediler.

Bâzısı da; "Sen bu yerin vâlisisin. Parasını ver, işi bitir" dedi.

Mecusi eve vardı.

Hanımına anlattı.

Kadın; "Üzülme, Medîne'de bunların âdil bir halîfesi var. Git Ona arzet, O bu işi çözer" dedi.

Mecûsî sevindi.

Medîne'ye gitti.

Orada; "Halîfe nerededir?" diye sordu. "Sahrâya çıkmıştır" deyince, o da sahrâya çıkıp etrâfa şöyle bir baktı.

Kimseyi göremedi.

Sonra birini fark etti.

Gâyet heybetli biri toprak üzerinde uyuyordu. Onu uyandırıp; "Halîfeyi gördün mü?" dedi.

O zat doğruldu.

"Halîfe benim" dedi.

Adam inanmadıysa da anlattı derdini Ona. Hazret-i Ömer kalktı ve birlikte eve gittiler.

Seslendi hizmetçiye:

"Bana kâğıt getir!"

Hizmetçi; "Kağıt yok" deyince, yerde yassı bir kürek kemiği buldu ve üzerine; "Yâ Sa'd! Derhal yanıma gel!" diye yazdı.

Mecusiye verip;

"Bunu vâliye ver" dedi.

Hazret-i Sa'd, kemikteki yazıyı tanıyınca korkudan titredi.

Mecûsîye baktı.

Yalvaran bir sesle;

"Ne istersen yapayım. Yeter ki beni Halîfeye götürme" dedi. Adam bunu görünce Müslüman olup, arsayı vâliye hibe eyledi...

www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com