Kaydet
a- | +A

Cafer-i Sâdık hazretleri İslâm âlimlerinin göz bebeğidir. O devrin hükümdârı bir gün vezîrine; "Git İmâm-ı Câfer'i bana getir!" diye emretti.

"Niçin?" deyince,

"Öldüreceğim" dedi. Vezîr tekrar; "Aman hükümdârım, ibâdetle meşgûl olan ve devlet işlerine karışmayan bu kimseyi öldürme!" dedi.

Çok dil döktü.

Ama iknâ edemedi. Ve mecbûren çağırdı büyük İmâmı. O ara hükümdâr cellâtlara; "İmâm-ı Câfer girince, hemen başını vurun" dedi.

Az zaman geçti.

İmâm-ı Câfer hazretleri teşrif etti. Fakat Hükümdâr Onu görünce, hemence ayağa kalktı. Büyük bir tevâzu ile Onu karşıladı, kendi koltuğuna oturtup, Onun karşısında edeble durdu.

Hatta diz çöktü.

Sonra saygı ile; "Efendim, bir arzunuz varsa, lütfen emredin, derhal yerine getireyim" dedi.

Hazret-i İmâm;

"Hiçbir isteğim yok. Yalnız beni rahat bırak. Çağırıp da beni ibâdetimden alıkoyma" dedi.

Ve ayağa kalktı.

Hükümdâr izzet-i ikrâmla uğurladı İmâmı. Ama ister istemez yapıyordu o bunları.

Yâni kerhen.

Hattâ mecbûren.

Hazret-i İmâm onun yanından ayrılınca hükümdarın vücûdunda bir titreme oldu.

Ve bayılıp düştü.

Vezîr kendisine;

"Hani Onu öldürecektiniz, ne oldu?" deyince, "Hiç sorma, İmâm-ı Câfer içeri girince yanında koca bir arslan gördüm.

Bana sert baktı.

Ve lisânı hâliyle;

"Eğer Onun kılına dokunursan seni parça parça ederim" diyordu sanki bana. Bunu görünce ne yapacağımı şaşırdım" dedi.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com