Kaydet
a- | +A

Eshab-ı Kiram'dan Ukayl bin Ebi Talip ile Resulullah Efendimiz, birlikte sefere çıkmışlardı bir gün.

Sonra mola verdiler.

O esnada karşıdan bir devenin koşarak kendilerine doğru geldiğini gördüler...

Hayvan, can havliyle geldi.

Efendimiz'in önünde çöktü.

Ve dile gelip:

"İmdat yâ Resulallah, beni kurtar!" dedi.

Ardından bir köylü geldi telâşla.

Elinde bıçak vardı.

Efendimiz, ona:

"Ne istersin bu biçare deveden?" diye sordu.

Adam cevaben:

"Yâ Resulallah! Bu, bana itaat etmiyor, âsi oluyor... Keseyim de kurtulayım dedim, kaçtı elimden" diye arz etti.

Deve, dile gelip:

"Yâ Resulallah! İzin verirsen ben arz edeyim mi?" dedi.

Efendimiz:

"Sen söyle" buyurunca:

"Yâ Resulallah! Bu kabile insanları yatsı namazlarını kılmıyorlar. Hâlbuki sen 'Yatsıyı kılmayanlara azap iner!' buyurdun. Ben de bunların arasındayım. O azap bana da gelir diye korktum ve kaçtım o kabileden!" dedi.

Efendimiz köylüye sordu:

"Doğru mu söylüyor?"

Köylü cevap verip:

"Evet yâ Resulallah! Ama söz veriyorum, bundan sonra yatsı namazlarını hiç terk etmeyeceğim" dedi.

Deve dile gelip:

"Tamam! Madem öyle, ben de ona artık isyan etmeyeceğim" dedi.