Musul ulemasından "Feth-i Musulî" hazretlerine, bir gün talebesinden biri gelip; - Efendim, bize zikir, fikir gibi bir vazife vermiyorsunuz, diye arz etti. Büyük veli; - Evet yavrum, bilerek vermiyorum, buyurdu. - Sebebini merak ettim de hocam. Buyurdu ki: - Evladım, zikir, fikir gibi nafile ibadetler, insanlara hizmet etme imkânı olmadığı zaman yapılır. Allahın kulları hizmet beklerken zikir ve fikirle uğraşılmaz.
Ve ilave etti: - Zira bütün nafile ibadetlere verilen sevap, bir insanı sıkıntıdan kurtarmanın sevabı yanında, denizde damla gibi kalır.
Gençliğin kıymetini bil Bir gün de, sevdiği bir gence buyurdu ki: - Gençlik çağı kazanç zamanıdır evladım. Aklı olan, bu vaktin kıymetini bilip elden kaçırmaz. Delikanlı sordu: - Ne yapmalıyım efendim?
- Önce İslâmiyeti öğren, buyurdu. Sonra öğrendiklerinle amel et. Kula yakışan, Rabbine ibadet etmektir. Genç adam; - Efendim, ben ibadeti ihtiyarlayınca yapmayı düşünüyordum, deyince; - İyi ama, ihtiyarlık herkese nasib olmaz ki, buyurdu. Nasib olsa bile, gençlikteki gibi kolay ibadet yapılamaz.
- Yapılamaz mı? Neden?
Hastalıklar başlar... - Çünkü ihtiyarlıkta gücü kuvveti gider insanın. Hastalıklar başlar. Bunun için gençlikte yapılan az ibadet, ihtiyarlıkta yapılan çok ibadetten daha faziletlidir.
*** Bir gün de sohbetinde; - Dünya ve ahiret saadetlerine kavuşmak için iki şey lazımdır, buyurdu.
- Onlar nedir? dediler. - Birincisi, "Doğru îman"buyurdu. Îman ve îtikat doğru olmazsa, kurtuluş olmaz çünkü.
- İkincisi ne? dediler. - İkincisi de "Salih amel"dir ki, bu da ilimle olur, buyurdu. Yani helali, haramı öğrenip ona göre yaşamaktır.
Şöyle bitirdi: - "Îman" ve "Amel", iki kanat gibidir. Cennete, bu iki kanat ile uçulabilir ancak.
> E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

