Kaydet
a- | +A

Resulullah Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem), bir gün bir kabileye vardı.

O esnada Yahudiler bir yerde toplanmış Tevrat okuyorlardı.

Resulullah gelince okumayı kestiler....

Bir sessizlik oldu.

Efendimiz sordu:

"Niçin sustunuz?"

Kimseden ses çıkmadı.

Orada bir ihtiyar vardı.

Nurani bir zattı.

Efendimize baktı.

Ve ayağa kalkıp "Ben söyleyeyim mi?" diye arz etti.

Efendimiz ona:

"Peki söyle bakalım, niçin sustular?" buyurdu.

İhtiyar kişi:

"Siz gelmeden önce Tevrat'ta, âhir zaman Peygamberinin üstün vasıflarını okuyorlardı... Ama siz gelince birdenbire sustular" diye arz etti.

Efendimiz memnun oldu!

Ve o yaşlı kimseye:

"Pekâlâ, kaldıkları yerden sen oku!" buyurdular.

İhtiyar, Tevrat'ı aldı.

Ve okumaya başladı.

Ancak Tevrat'ı okurken bir yandan da göz altından hayranlıkla Resulullah Efendimiz'i süzüyordu gizlice...

O sayfayı bitirdi.

Artık dayanamadı.

Efendimiz'e sevgi ve saygıyla bakarak:

"Vallahi o peygamber sensin... Ben şehadet ederim ki sen Allahın Resulüsün!" dedi.

Sonra şehadeti okudu.

Ve ruhunu teslim etti.

Ne güzel son!..