Kaydet
a- | +A

Cafer-i Huldi "rahime-hullahü teâlâ" evliyâ zatlardandır. Bağdat'ta yaşadı.Takvâ sahibi olup, haram ve şüpheliden çok sakınır, her hâli sünnet-i seniyye'ye uygun olurdu.

Keramet sahibiydi.

Ama kendini gizlerdi.

Kendine ait bir hâli anlatırken, onu, başka bir velîye nisbet ederdi daima.

Mesela bir gün şöyle anlatmıştı:

Velîlerden birisi, Beytullah'a, umre yapmak için gelmişti.

Orada iken çok acıktı ama yiyecek almak için parası yoktu.

İçinden, samimiyetle; "Yâ ilâhî, acıktım ama param yoktur. Sonsuz ihsanınla beni doyur" diye yalvardı.

O anda gaibten bir sofra geldi önüne.

Onları yiyip doyurdu karnını.

Onun, "velîlerden biri" dediği kişi, bizzat kendisiydi.

UZUN EMEL KURMAYIN!

Bir gün bazı sevdikleri;

- Efendim, âhirette şiddetli azaba düçar olmamak için ne yapmalıyız? diye sordular.

Cevabında;

- Uzun emel kurmayın, buyurdu.

Ve izah etti:

- Çünkü ecel ardınızdan yaklaşmaktadır. Bu ömür, böyle ilelebed sürmeyecek. Hiç ummadık bir anda hepimize ölüm gelecek, buyurdu.

Ve sordu onlara:

- Mesela şu anda çok şiddetli bir zelzele olsa, hangimiz kurtulabilir?

- Hiçbirimiz efendim, dediler.

- Para pul ne kadar çok olsa da, orada işe yarar mı?

- Yaramaz tabii efendim, dediler.

Ve sordular hemen:

- Orada ne geçer efendim?

- Orada geçerli olan, salih ameldir, buyurdu.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com