Kaydet
a- | +A

Edremit velîlerinden olan Sağma Dede, kalp gözü açık, mübarek bir ârif zât idi.

Şöyle ki;

Bir gün bir sevdiğini ziyârete gitti. Evde başkaları da vardı.

Ancak içlerinden biri, bu zâtın evliyâdan olduğuna pek inanmıyordu.

Kötü biliyordu.

Kendi kendine;

“Bu zâta evliyâ diyorlar. Ama bir kerâmetini görmeden inanmam" diye düşündü...

O sırada ev sâhibi geldi.

Şerbet dağıttı herkese.

O şüpheci adam;

“Eğer şerbetin yarısını içip kalanını bana verirse, inanırım evliyâ olduğuna" diye düşündü...

Böyle geçirdi içinden.

Ve beklemeye başladı.

Sağma Dede, şerbetin yarısını içti. Kalanını o kimseye uzatıp;

“Buyurun, işte tam yarısı” dedi.

Adam, alıp içti şerbeti.

Ama mahcup olmuştu.

Büyük velî, ordakilere;

“En büyük kerâmet nedir, biliyor musunuz? diye sordu.

Onlar da;

“Bilmiyoruz efendim” dediler.

Buyurdu ki:

“En büyük kerâmet; istikâmettir. İstikâmet de, her işinde İslâmiyet’e uymak ve buna ölünceye kadar aynen devam etmektir.”

O kimse kaçırmıyordu artık bu zâtın sohbetlerini...

ÖNE ÇIKANLAR