Kaydet
a- | +A

Ebülleys-i Semerkandî hazretleri, 373 (m. 983) senesi Cemâzil-âhır ayında vefât etti.

Bir gün şunu anlattı:

Hak teâlâ mahşerde bu dünyaya “insan” sûreti verip herkesin görebileceği bir yerde bulundurur.

Şöyle ki;

Saçları karmakarışık.

Gözleri mosmor.

Dili dışarı sarkmış.

Kapkara, çirkin suratlı.

Bir “kocakarı” gibidir.

Bir melek seslenir:

“Ey insanlar! Bunu tanır mısınız?”

Mahşer halkı;

“Tanımıyoruz” derler.

Melek onlara;

“Hani uğrunda kavga eder, dövüşürdünüz! Hattâ birbirinizi vurup öldürürdünüz! İşte çoğunuzu aldatan dünya, kaşsınızda gördüğünüz şu çirkin şeydir” der.

Sonra zebânîler gelir.

Onu yerde sürüklerler.

Cehenneme götürürler.

O sürüklenirken;

“Yâ Rabbî! Bana tâbi olup ardımca yürüyenler, seni bırakıp da bana gönül verenler nerede? Dün benim peşimden kimler geldiyse, bugün de benimle birlikte ateşe atılsınlar” der.

Onlar; mahşer içinden seçilir.

Dünya ile birlikte ateşe atılır.

Fakat bakarlar ki, şeytan da ateşte.

Hep serzenişte bulunup;

“Biz senin yüzünden buraya atıldık. Haydi bir şey yap da, bizi buradan kurtar” derler.

Şeytan cevâben;

“Siz, dîninizi hiç merak etmediniz ve âlimlerden uzak durdunuz ve okunan ezânları işitmediniz. O hâlde siz, kendi kendinizi bu azâba attınız, öyleyse suçu niçin üstüme atarsınız?” der.

ÖNE ÇIKANLAR