Kaydet
a- | +A

Abdullah bin Mübârek hazretleri, Şam'a giderken yol kenarında ölmüş bir merkep gördü. Yanında da biri oturmuş ağlıyordu.

Adama yaklaşıp;

"Niçin ağlıyorsun?" buyurdu.

Adamcağız;

"Ben fakîr biriyim, bunu üçyüz dirheme almıştım, öldü. Şimdi ne yapacağım, diye ağlıyorum" dedi.

İbni Mübârek sordu:

"Sen bunun dirisini üçyüz dirheme aldın. Ben ölüsüne beşyüz dirhem veriyorum, kabul mü?" buyurdu.

Fakir çok sevinip;

"Tamam kabul" deyince, fakire beşyüz dirhem verip, yoluna devam etti.

Fakîr, o gece rüyâsında mahşer meydanını gördü. Baktı ki, yeşillikler arasında, her tarafı altın ve yâkutlarla süslü bir merkep var.

Bir melek de;

"Bu kiminse ona müjdeler olsun!" diye nidâ ediyor.

Fakîr dikkatle bakınca bunun kendi merkebi olduğunu anladı ve o meleğin yanına gidip;

"Bu merkeb benim, dedi.

Melek;

"Senindi, ama öldüğüne sabretmediğin için başkasının oldu. Bak üzerinde ne yazıyor?" dedi.

Fakîr bakınca;

"Bu, Abdullah bin Mübârek hazretlerinin bineğidir" yazılı olduğunu gördü ve uyandı.

Hıçkıra hıçkıra ağlayıp;

"Yazıklar olsun, bir hayvanın ölmesine sabredemedim" dedi.

Ve o beşyüz dirhemi aldı.

İbni Mübârek hazretlerini bulup;

"Ben dünkü satıştan vazgeçtim" dedi.

İbni Mübârek hazretleri;

"Bu gece gördüğün rüyâ üzerine vazgeçtin. Ben de vazgeçtim ve bu beşyüz dirhemi de sana hediye ettim" buyurdu.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com

ÖNE ÇIKANLAR