Kaydet
|

Ömer bin Abdülazîz hazretleri “rahmetullahi aleyh” ölüm hastasıyken yakınları tabip çağırdılar.

Tabip koşup geldi.

Halîfeyi muâyene etti.

Ve yakınlarına;

“Çok zehir içirilmiş, hayâtı husûsunda bir temînat veremem” dedi.

Halîfe hüzünlü idi.

Ağlamaya başladı.

Yakınları kendisine;

“Niçin ağlıyorsun? Bir mücâhit olarak Rabbine varıyorsun. Allah'ın izniyle sünneti ihyâ ettin, bid'atları ortadan kaldırdın” dediler.

O ise düşünceliydi.

O kişilere baktı ve;

“Az sonra Rabbimin huzûruna çıkacağım. Bu milletin hesâbı hep bana sorulacak. Bu hesâbın altından kalkabilecek miyim? Bunu düşünerek ağlıyorum” dedi.

Endîşeli görünüyordu!

“Beni oturtun!” dedi.

Yavaşça oturttular.

Korkulu hâli vardı!

Oradakilere bakıp;

“Hakîkî mâbud, ancak Allahü teâlâdır. İbâdet olunmaya sırf Onun hakkı vardır” buyurdu.

Sonra gökyüzüne baktı.

Ve sevinç gözyaşları doldu mübârek gözlerine!

Birilerini gördüğü belliydi.

Nitekim sevinçli olarak;

“Şu anda öyle kişileri görüyorum ki, onlar ne cindirler ne de insan” buyurdu.

“Kelime-i şehâdeti” söyledi.

Ve rûhunu teslîm edip ebediyyen kavuştu Rabbine.

Abdüllatif Uyan'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.