Kaydet
a- | +A

Fatih Sultan Mehmed Han, İstanbul'u fethettikten sonra hocası Akşemseddin hazretlerini ziyarete gitti bir gün.

Fakat o da ne?!..

Hiç iltifat etmedi kendisine.

Hâlbuki fetihten önce ne zaman gitse hemen ayağa kalkar, iltifat ederdi.

Üzüldü genç padişah!

Sebebini merak etti...

Kendi kendine;

"Hocama karşı bir hata mı işledim" diyordu. O gün hep bunu düşündü...

Sonra bu hâli Akşemseddin hazretlerinin bir yakınına anlatıp;

"Hikmeti ne olabilir?" diye sordu.

O da cevaben;

"Ben bunu öğrenirim" dedi.

Ve gitti büyük zata.

Vaziyeti arz edip;

"Hikmeti nedir?" diye sordu.

Büyük veli;

"Hakk teâlâ ona feth-i mübini nasip etti. Bu, eski padişahlara nasip olmayan bir büyük devlettir. İşte bu sebeple, kendisinde olabilecek muhtemel bir 'gurura' mâni olmak istedim" buyurdu.

O kişi çıktı huzurdan.

Sultana koştu hemen.

Cihan Sultanı bu haberi işitince rahatladı...

Çok sevindi...

Hatta o gün;

"İstanbul'un fethine bu kadar sevinmedim" demiştir.

İşte hoca sevgisi bu olsa gerek.

Böyle olur üstada muhabbet.

Nitekim o gün;

"Beni sevinçli görünce İstanbul'un fethine sevindiğimi zannetmeyin. Akşemseddin hazretleri gibi büyük bir veli, bizim zamanımızda geldi. Asıl buna sevinirim" dedi.

ÖNE ÇIKANLAR