Kaydet
a- | +A

Behlül Dânâ hazretleri rastladığı kimselere nasîhat ediyor, yanlış iş yapanları îkaz ediyordu. Ancak bâzı kimseler vardı ki, bu hâlden çok rahatsız oluyorlardı.

Bunlar halîfeye gidip;

“Behlül'e söyleyin, bizim işimize karışmasın. Her koyun, kendi bacağından asılır” dediler.

Halîfe de onu çağırıp;

“Ey Behlül! İnsanlar senden şikâyetçiler” dedi.

O da sordu ki:

“Ne diyorlar?”

“O, bizim işimize karışmasın. Zîra her koyun, kendi bacağından asılır diyorlar.”

Behlül Dânâ;

“Pekâlâ” dedi.

Ve çıktı saraydan. Birkaç koyun alıp kesti ve bacaklarından astı herbirini bir sokağın başında.

İnsanlar bunu görüp;

“Ne olacak, deli işte!” dediler. Fakat birkaç gün sonra etler kokmaya başlayınca iş değişti.

Halîfeye koştular.

“Ey halîfe! Behlül'e söyleyiniz. Astığı koyunların kokusundan bîzar olduk” dediler.

Hârun Reşid de;

“Çağırın gelsin” dedi

Gelince ona dedi ki:

“Ey Behlül! Halk senden şikâyetçi.”

“Neymiş şikâyetleri?”

“Astığın o koyunlar.”

“Ne olmuş koyunlara?”

“Çok pis kokuyorlarmış."

Behlül taşı gediğine koydu:

“Evet, ben de onu anlatmak istedim onlara. Demek ki, bir kötünün zararını, bütün bir mahalle halkı çekermiş. Herhâlde anlamışlardır.”

ÖNE ÇIKANLAR