Kaydet
a- | +A

Selman-ı Farisi (radıyallahü anh) rivayet eder: "Yağmurlu bir günde mescitte, Resulullah'ın huzurunda bazı Eshapla oturuyorduk. O sırada biri geldi. Bize selam verdi. Hepimiz sesi işittik. Ama selam vereni görmedik. Resulullah onun selamını alıp 'Cin taifesinden kardeşinizdir, selamını alınız' buyurdu. Hepimiz:

'Aleyküm selam' dedik. Efendimiz ona sordu:

'Sen kimsin?'

O görünmez kişi: 'Yâ Resulallah! Köleniz, cin taifesinden Şemrah oğlu Arfeta'yım' diye arz etti.

Resulullah:

'Merhaba yâ Arfeta! Allahü teâlâ sana rahmet eylesin. Kendi suretinle bize görün' buyurdu.

O da öyle göründü. Vücudu kıllı, saçları yüzünü bürümüş, iki gözleri bir tarafa kaymış, ağzı göğsünün üzerinde ve fil dişi gibi dişleri vardı. Onu böyle gördük. Hepimiz korktuk.

O acayip şahıs 'Yâ Habiballah! Kavmimi dîne davet için ben kulunuzla bir kimse gönder. Yine sağ-salim getirip teslim ederim' dedi.

Efendimiz bize:

'Bu hizmete, bununla birlikte kim giderse ona cennet vacip olur' buyurdular.

Korkudan cevap veremedik. Resulullah üç kere sordu.

Kimse cevap veremedi. (Devamı yarın)