Kaydet
a- | +A

Bir gün Selçuklu padişahı Sultan Rükneddin, bir adamıyla bir kese "altın" hediye gönderdi Hazret-i Mevlâna'ya.

Mevlâna hazretleri kabul etmedi.

Ve o kimseye;

"Onları şu çamurun içine at!" buyurdu.

Adamcağız onları aldı.

Ve çamurların içine attı.

Duyanlar oraya koştular.

Bir "altın" ele geçirmek için çamurlara battılar.

Berbat oldu elbiseleri.

Hazret-i Mevlâna sordu talebelerine:

"Şunları gördünüz mü?"

"Gördük hocam" dediler.

"İşte 'dünya sevgisi' de böyledir çocuklar. Girdiği kalbi berbat eder" buyurdu.

Gençler sordular:

"Yani dünyaya çalışmayalım mı efendim?"

"Hayır, öyle değil. Bilâkis çok çalışın. Müslüman çalışkan olur. Tembellik yoktur bizim dinimizde. Dünyaya çalışın, ama kalbinizde sevgisi olmasın" buyurdu.

? ? ?

Bir gün de bazı sevdiklerine;

"Kardeşlerim! Her sıkıntının ve her başarısızlığın, her derdin bir tek ilâcı vardır. O nedir, biliyor musunuz?" diye sordu.

Onlar;

"Bilmiyoruz efendim" deyince;

"Her sıkıntının ilâcı istiğfar etmektir kardeşlerim. Yani günahlarına pişman olup boyun bükmek ve Hakk teâlâdan af dilemektir. İstiğfâr, her kapıyı açar" buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR