Kaydet
a- | +A

Efendimiz, bir gün Eshabına "Mümin kabre girince iki sual meleği gelir. Ancak çok heybetli ve korkunçturlar. Onu sorguya çekerler" buyurdu.

Hazret-i Ömer:

"Yâ Resulallah! Kabirde aklımız başımızda olacak mı?" diye sordu.

Efendimiz:

"Evet yâ Ömer, olacak!" deyince "Öyleyse korkacak bir şey yoktur" dedi.

Hazret-i Ali, onun bu sözüne şaştı. Vakta ki Ömer Faruk vefat etti.

Bunu hatırladı.

Kendi kendine:

"Bakalım dâvâsının eri olacak mı?" dedi.

Definden sonra bir kenara oturup gözlerini yumdu.

Kabre teveccüh etti.

Hakk teâlâ kaldırdı gözünden perdeyi. Gördü ki sual melekleri gelip sordular:

"Rabbin kim?"

"Dinin nedir?"

Hazret-i Ömer sordu onlara:

"Siz nereden geliyorsunuz?"

"Yedinci kat gökten."

"Bu mesafe ne kadardır?"

"Yedi bin yıllık yoldur."

"Pekâlâ, siz bu uzun yoldan gelinceye kadar Rabbinizi unuttunuz mu?"

"Unutmadık" deyince:

"Siz, yedi bin yıllık yoldan geldiniz ve Rabbinizi unutmadınız da, ben şimdi biraz önce evimden çıkıp geldim, niçin unutayım?" buyurdu.

Hazret-i Ali:

"Ey kardeşim Ömer! Gerçekten sözünün eriymişsin" dedi ve bir Fatiha okuyup gönderdi ruhuna...