Kaydet
a- | +A

Halîfe hazret-i Ömer radıyallahü anh, bir gün Selmân-ı Fârisî hazretlerini çağırıp; "Seni İran'a vâli tâyin ettim. Hemen git vazîfeye başla. Ama Resûl-i ekrem'in yolundan zinhâr ayrılma!" buyurdu.

Selmân-ı Fârisî;

Başüstüne! dedi.

Ve hemen gidip başladı vazîfeye. Ancak bir ara ağrı sardı vücûdunu. Tabip "Şam kilimi" kullanmasını tavsiye edince bir tâne alıp serdi evine. Ama dedikodu çıktı:

"Duydun mu vâliyi?"

"N'olmuş vâliye?"

"İnsanlar ekmek bulamazken, O Şam kilimleriyle donatmış evini. Olur mu bu?"

Halîfe de bunu işitti.

Ve çağırdı kendisini.

Maksadı, hakîkati öğrenmekti. Selmân-ı Fârisî hazretleri Medîne'ye gelip Halîfenin huzuruna çıktı. Halîfe sevgiyle karşıladı:

"Buyur yâ Selmân."

"Beni emretmişsin."

"Evet yâ Selmân! Senden şikâyet var. Nedir o Şam kilimi meselesi, anlat!"

Hazret-i Selmân;

"Arz edeyim" dedi.

Ve şöyle anlattı: "Ey Halîfe! Vücûdumu bir ara ağrı sarmıştı. Doktor; "Şam kilimi kullan" dedi. O kilimi işte bu sebeple alıp sermiştim."

Hazret-i Ömer;

"Peki yâ Selmân! Sen de benim bir kusûrumu biliyorsan söyleyiver" dedi.

Hazret-i Selmân;

"Estağfirullah" dedi.

Ardından; "Emriniz üzerine arz edeyim ki, zât-ı âlînizin iki kat elbisesi varmış. Halbuki Resûlullahın tek elbisesi olduğu sizce de mâlumdur" dedi.

Hazret-i Ömer;

"Doğru" dedi.

Ve ekledi: "Evet yâ Selmân! Vaktiyle iki elbisem vardı. Ama birini bir muhtaca verdim ve; "Yâ Rabbî, beni Resûlullahın yolundan ayırma!" diye duâ ediyorum" buyurdu.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com