Kaydet
a- | +A

Büyük velî Muhammed Bâkî Billâh hazretleri, çok mütevâzıydı. Hâlini gizler, talebe olmak için gelenleri, “tecrübe için” geri gönderirdi.

Eğer çok sâdık biri gelirse, o zaman kabul eder ve ilgi gösterirdi.

O vakit bir genç vardı.

Bir “mürşit” arıyordu.

Ama bulamıyordu.

Bir gece açtı ellerini:

“Yâ İlâhî!.. Beni, kâmil bir mürşide kavuştur!” dedi.

Yalvardı Rabbine.

O gece rüyâ gördü;

Kendisine;

“Yarın git, Bâkî Billâh hazretlerine teslim ol” denildi.

Sabahleyin kalktı.

Sevinçle gitti bu zâta. Rüyâsını anlatıp talebesi olmak istediğini arz etti.

Ancak Bâkî Billâh;

“Aradığın başkası olsa gerek. Sen kendine bir rehber arıyorsun. Ama o kişi ben değilim” buyurdu.

O genç de;

“Peki efendim” dedi.

Ve dönüp geri gitti.

Fakat o gece yattı.

Aynı rüyâyı gördü.

Gâipten ona;

“Aradığın o idi. Sen yine git... Kabul etmese de ayrılma eşiğinden” denildi.

Genç sevinip, tekrar gitti.

Ve isteğini ona tekrar etti.

Bu sefer kabul edip;

“Peki kal” buyurdu...

ÖNE ÇIKANLAR