Kaydet
a- | +A

Sultân Behâeddîn Veled anlatır:

Babamla bir gün Hüsâmeddîn Çelebi'nin bağına gidiyorduk.

Babam beni aldı.

Ve bir katıra bindirdi.

Kendisi, yürüyordu.  

Babam önde gidiyordu.

Ben ardından gidiyordum.

Bir ara, babam Mevlânâ hazretlerinin mübârek vücûdunu, Allahü teâlânın izniyle büyük bir (Nûr)’un kapladığını gördüm.

Etrâfa ışık saçıyordu.

Aynen (Güneş) gibi.

Buna hayrân kaldım.

Çok da duygulandım!

Aklıma, babamın büyüklüğünü inkâr edenler geldi.

Ve kalbimden;

“Böylelerine şaşıyorum, niçin anlamıyorlar, böyle mübârek bir zâtı nasıl tanımıyor ve inkâr ediyorlar?” diye düşünüyordum.

O ara babam geriye döndü.

Ve bana seslendi:

“Ey Behâeddîn!”

“Buyur babacığım.”

“Sen babanı inkâr edenleri bırak da kendi nefsine bak” dedi. Ben cevâben;

“Peki babacığım” dedim.

Ne düşündüğümü anlamış.

Babam tekrar;

“Sakın (ucb) ve (kibir) hastalığına yakalanmayasın” buyurdu.

Mahcup olmuştum!

Özür dileyecektim.

Babam, yine bana döndü.

Ve son olarak;

“Herkes (yaya) yürürken sen (binek) üzerindesin. Bu kadarcık gönül yüksekliği, insanı (ucb)a, yâni kendini beğenmeye götürebilir, amân dikkat et” buyurdu...

Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.