Kaydet
a- | +A

(Dünden devam)

Peygamber Efendimiz aleyhisselâm, Hîfâ Hâtun'a döndü.
Ve onu işâret edip;
“İşte senin dengin!” buyurdular.
Cevap aynıydı:
“Peki yâ Resûlallah!”
Teslîmiyet denen şey, bu olsa gerek.
Efendimiz sevindi.
Nikâhlarını kıydı.
Ve dâmat adayına;
“Kalk yâ Süheyb! Zevcenin elinden tut da evine götür” buyurdular.
Garip, büktü boynunu:
“Benim evim yok ki.”
O an Hazret-i Hîfâ;
“Yâ Resûlallah! Filân yerdeki konağımı ona hibe ettim. Şu bir kese altını da ona verin, beni evimize götürsün” dedi.
Ve öyle yapıldı.
Yeni evli çift mutluydu.
Resûlullaha vedâ ettiler.
Ve evlerine gittiler.
Hîfâ Hâtun, ona;
“Yâ Süheyb, takdîr edersin ki, ben sana nîmetim, sen bana mihnetsin!” dedi.
Hazret-i Süheyb;
“Evet, öyle” dedi.
Hîfâ hâtun;
“Öyleyse sen şükretmelisin, ben de sabır” dedi.
“Çok doğru.”
“O zaman bu geceyi ibâdetle geçirelim, sana şükredenlerin bana da sabredenlerin sevâbı verilir inşallah, ne dersin?”
Hazret-i Süheyb;
“Çok iyi olur” dedi.
Ve öyle yaptılar. (Devamı yarın)
Soru 0 / 6
Türkiye Gazetesi dijital abonelik ve arşiv kampanyamızı ilk nereden duydunuz?

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.