Müşriklerden biri Onu gördü.
Güçlü kuvvetli bir pehlivandı.
Efendimize düşmandı.
İçinden:
"Bu fırsat kaçmaz!" dedi
Kılıcını kavradı.
Sessizce yaklaştı.
Ve kılıcını kaldırıp:
"Seni, benden kim kurtarır?" diye haykırdı.
Efendimiz sakindi.
Soğukkanlılıkla:
"Beni Rabbim kurtarır!" buyurdu.
Adam kılıcını tam savuracaktı ki göğsüne yediği bir darbeyle yere yıkıldı.
Elindeki kılıcı öteye fırladı.
Vuran, Hazret-i Cebrail'di.
Efendimiz kalktılar.
O kılıcı yerden aldılar.
Ve o müşrikin boğazına dayayıp "Seni benden kim kurtarır?" buyurdular.
Müşrik çaresizdi.
Yalvaran gözlerle bakıp:
"Ancak sen kurtarırsın. Ben ettim, sen etme!" dedi.
Kâinatın Sultanı acıdı.
Kılıcı indirdi.
Ve kendisine:
"Kalk, serbestsin!" buyurdular.
Müşrik yerden kalktı.
Ama çok duygulandı.
Kalbi değişti.
Düşmanken dost oldu.
Efendimize inandı.
Kelime-i şehadeti söyleyip Müslüman oldu...
> www.siirlerlemenkibeler.com

