Bağdat''ta yetişen velilerden Ebu Bekr bir Sa''dan hazretlerinin sevdiklerinden birinin hanımı, bir gece rüyada gördü bu zatı. Evlerine teşrif etmiş ve; - Karnım çok aç. Bir sofra kurun da yemek yiyelim! buyurmuştu.
Kadın, sabahleyin anlattı bu rüyayı beyine. O da çok sevinip; - Hayırdır inşallah, dedi. Yoksa bize mi teşrif edecekler? - Neden olmasın. - Öyleyse hazırla yemekleri. İnşallah gelirler.
Kadıncağız yemekleri pişirip, tam sofrayı kurmuştu ki, çalındı kapıları. Koşup açtıklarında bu büyük velîyi gördüler eşikte. Sevinçle karşıladılar. - Buyurun efendim. Safa geldiniz!
"Karnım çok aç" Mübarek girer girmez;
- Çok açım. Bir sofra hazırlayın da yemek yiyelim! buyurdu. - Sofra hazır, dediler. Buyurun! Yemekten sonra dua edip ayrıldı mübarek...
*** Bu zat, bir gün; - Allahü teâlânın bir kulu sevmediğinin alameti nedir, biliyor musunuz? diye sordu cematine. - Bilmiyoruz, dediler: Buyurdu ki: - Onun, ne dine, ne de dünyaya hiç faydası olmayan boş şeylerle uğraşmasıdır.
*** Bir gün de şöyle sordu sevdiklerine: - Siz, ahiret sıkıntılarından kurtulmak ister misiniz? - Elbette isteriz, dediler. Buyurdu ki: - Öyleyse Allah''ın kullarını dünya sıkıntılarından kurtarın ki, Allahü teâlâ da sizi ahiret sıkıntılarından kurtarsın.
"En büyük nimet" Bir gün de bazı gençler gelip; - Hocam, en büyük nimet nedir? diye sordular. - Doğru imandır, buyurdu. - Nimetin artması için ne yapmamız gerekir hocam? - Şükretmemiz. - Şükredince artar mı? - Elbette. Nimete şükredilirse artar. - İman da artar mı ki hocam? - İman artmaz. Ama sağlamlaşır, kuvvetlenir. - Nasıl? - Yani imanın nuru artar, parlaklığı çoğalır. - Peki hocam, iman nimetine nasıl şükredilir? - Şükretmek, günah işlememekle olur.=
> E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr Tel: (0 212) 454 38 10 Fax: (0 212) 454 38 29

