Kaydet
a- | +A

Büyük velî Muhammed Bâkî Billâh hazretlerinin talebesinden Hâce Hüsameddîn şöyle anlatıyor:

Ben, hocam Bâkî Billâh hazretlerine, talebe olmak için gitmiştim.

Cevâben bana;

“Aradığın ben değilim” buyurdu.

Çok üzüldüm! 

Mahzun bir hâlde ayrıldım huzurdan...

Memleketime döndüm.

Şaşkın vaziyette;

“Şimdi ben ne yapacağım?” dedim içimden.

Hayretlerte kalmıştım.

Ne yapacağımı şaşırmıştım!

Ben böyle üzülürken, bir beyti hâtırladım.

O beyitte şöyle deniyordu;

"Aradığın o idi.

Ne için döndün geri?

Ayrılmaz tatlıcıdan,

Kovsalar da sineği..."

Bu beytin tesiriyle tekrar gittim. Çok şükür kabul etti. Sevinip şükrettim Rabbime.

● ● ●

Bu zât, bir gün sevdiklerine; "Din nasihattir. Her Müslüman elinde ne imkân varsa, onunla Allah'ın kullarına emr-i mâruf yapmalıdır" buyurdu.

Sordular ki:

"Nasıl yapalım efendim?"

Büyük velî;

"İlmi olan ilmiyle, malı olan malıyla, mevkîsi olan mevkisiyle yapar" buyurdu...

ÖNE ÇIKANLAR