Kaydet
a- | +A

"Hüsameddin Pârisâ Belhî" hazretleri, bir gün şunu anlattı sohbetinde:

-Mizan''da günahları ağır gelen müminler, topluca Cehenneme sevkedilir. Ateşe yaklaşınca feci halde korkup Efendimizin ismiyle feryad etmek isterler. Ancak "Muhammed" ismini unutmuşlardır. Hazret-i Malik sorar onlara:

- Siz hangi kavimsiniz?

- Biz, kendilerine Kur''an inen ümmetiz.

- Öyleyse Muhammed ümmetisiniz.

Ehl-i mahşer, "Muhammed" ismini duyar duymaz o kadar çok ağlarlar ki, gözlerinden yaş yerine kan akar. Hazret-i Malik;

- "İyi ama, siz dünyada ağlayacaktınız", der. "Bugün ağlamanızın faydası yoktur".

Sonra da yanındaki meleklere emrederek Cehenneme attırır onları. Müminler, ateşe düşerken; "Lailahe illallah!"diye feryad ederler. Kelime-i tevhidin sesiyle Cehennem gerilere kaçıp uzaklaşır onlardan. Malik seslenir:

- Yâ Nâr! Gel, tut bu kimseleri ki günahları pek fazladır!

Cehennem özür diler:

- Onları tutamıyorum. Çünkü Lailahe illallah diyorlar.

Tekrar emreder:

- Gel, tut bunları! Allahın emri böyledir.

O zaman ateş müminleri yakalayıp günahlarına göre yakar. Lakin yüzleriyle kalblerini yakmaya gücü yetmez. Çünkü o yüzlerle "secde"etmiş, o kalblerle de "îman" etmişlerdir. O zaman Hak teâlâ, bildiği halde;

- Yâ Cebrail! Ümmet-i Muhammedin hali nasıldır? diye sorar.

Cebrail aleyhisselâm bunu Malik''ten sorup;

- Pek fenadır, cevabını alır.

Ve süratle Efendimize varıp vaziyeti bildirir. Efendimiz bunu öğrenince, Cehennemin önüne koşar. Müminler Onu görünce çok sevinip;

- Yâ Resulallah! Yanıyoruz, kurtar bizi! diye feryat ederler.

Ve Efendimizin şefaatiyle cümlesi Cehennemden çıkarılır. Kâfirler bunu görünce;

- Aaah! Keşke bizim de îmanımız olsaydı da biz de kurtulsaydık, derler.

Ama heyhaat! Bu, ancak boş bir temenniden ibarettir. Çünkü küfür ehli için oradan çıkmak, imkân haricindedir.

--------------------------------------------

E-mail: abdullatif.uyan@tg.com.tr

Tel: (0 212) 454 38 10

www.siirlerlemenkibeler.com