Mevlânâ Hâlid-i Bağdâdî hazretleri zamanında Hacı Halil Efendi diye biri vardı.
Bir gün hac yolculuğuna çıktı.
Üsküdar''da biri çıktı karşısına.
Ve sordu hemen:
“Halil Efendi, nereye böyle?”
“Beytullaha gidiyorum.”
Cebinden bir mektup çıkarıp; “Şu mektubu Şam şehrine varınca, Mevlânâ Hâlid hazretlerine verir misin” dedi.
Halil Efendi mektubu alıp;
“İnşallah veririm” dedi.
Şam''a varınca, vâlinin konağına yerleşti.
Mevlânâ Hâlid hazretleri de, o akşam vâliye gitti.
Halil Efendi''yi gördü orada.
Fakat o, mektubu unutmuştu.
Büyük velî, ona buyurdu ki:
“Sizde bir emânet olacak!”
Halil Efendi şaşırdı!
“Hayır, bende bir emânet yoktur.”
“Üsküdar''da biri vermişti size”
O vakit hâtırladı.
Ve çıkarıp takdim etti.
Ama çok mahçup olmuştu!
● ● ●
Hacdan sonra İstanbul''a avdet edip Üsküdar''a varınca, aynı kimse çıktı yolunun üzerine.
Ve sordu hemen:
“Mektûbumu verebildin mi?”
“Evet verdim” dedi.
“Hangi gün, hangi saatte?”
“Şu gün, şu saatte.”
Adamcağız sevinip;
“Ben de tam o gün ve o saatte sıkıntıdan kurtuldum” dedi.

