Kaydet
a- | +A

Hazret-i Mevlânâ bir gün çok sevdiği Hüsameddin Çelebi adındaki talebesinin bağına gider.

Oturup sohbet ederler.

Bağın yakınında bir dergâh vardır.

Mübarek zat o dergâha bakar.

Ve Hüsameddin'e sorar:

"Şu dergâhı görüyor musun?"

O da cevap verir:

"Görüyorum hocam."

"O dergâh senin olsa diyorum."

Hüsameddin şaşırır!

"Estağfirullah hocam. Başkasının yerinde gözüm yoktur" der.

Hazret-i Mevlâna;

"Senin gözünde yoksa, benim gönlümde var" buyurur.

Hüsameddin Çelebi bu konuşmalardan bir şey anlamaz.

Derken ertesi gün olur.

Ve bir vefat haberi duyulur;

Merak ederler.

Vefat eden kimdir?

Araştırıp öğrenirler ki;

O dergâhın şeyhidir.

Ve o gün Çelebi Hüsameddin o dergâha müderris tayin edilir.

Ne demiş büyükler;

"Bir 'Allah adamı'nın kalbi neyi isterse Hakk teâlâ ihsan eder. Çünkü Onlar; Allah'ın nazlı kullarıdır. Kalplerinden geçeni hemen yaratır."

? ? ?

Bu zat bir gün sohbetinde;

"Müslüman, çok kıymetlidir. Dünyaya bedeldir Müslüman. Hem Müslümanın yüzüne bakmak ibâdettir ve müminin yüzüne sevgiyle bakana cenâb-ı Hakk yüz ömre sevabı verir" buyurdu.

ÖNE ÇIKANLAR