Kaydet
a- | +A

Söğüt'te medfun evliyadan Koç Taceddin Baba'nın bir talebesi odasında otururken Ahmed adındaki bir arkadaşı hakkında su-i zanda bulundu...

Kendi kendine;

"Niçin böyle yapıyor, ayıp değil mi, yazıklar olsun ona!" gibi şeyler söyleniyordu ki kapısı çalındı az sonra...

Birden heyecanlandı!

Açtığında hocasını gördü eşikte.

Büyük merak içinde;

"Buyurun hocam" dedi.

Mübarek girdi içeri.

Ancak üzgün görünüyordu.

Oturur oturmaz o talebeye şefkatli bir sesle "Su-i zan haramdır evlâdım, vazgeç bundan" buyurdu.

Genç şaşırdı tabii.

"Peki hocam" dedi.

Hocası devamla;

"Üstelik bu günah kul hakkına da girer. Helâlleşmezsen işin zordur âhirette... Kalkamazsın altından" buyurdu.

Ve ayrılıp gitti...

Hocası çıkar çıkmaz bu delikanlı koştu hemen o arkadaşına.

Nefes nefeseydi...

"Ahmetciğim, hakkını helâl et" dedi.

Çocuk sordu merakla:

"Hayrola ne oldu ki?"

"Şeyy... yok canım bir şey olmadı... Hani hocamız 'sık sık helâlleşin' diyor ya, onun için" dedi.

Arkadaşı da;

"Peki helâl ettim" dedi.

Ooh... kuş gibi hafiflediğini hissetti ve huzur içinde evine gitti.