Kaydet
a- | +A

Seyyid Ebül Vefâ hazretlerini çekemeyenler, hükümdâra gidip;

“Sultânım! Bu kişiye tâbi olan binlerce insan var. Onlara, ‘sultânlık benim hakkım’ diyormuş” diyerek şikâyet ettiler.

Sultân sinirlendi!

Ve emretti bir adamına;

“Onu huzûruma getir!”

Ebül Vefâ hazretleri, o gelenle Bağdat'a doğru yola çıktı...

Kendisine "on bin kişi" refâkat ediyordu. Deniz kıyısına geldiler. Gemici, Ebül Vefâ hazretlerine;

“Ey seyyid! Gemimiz ücretlidir” deyiverdi.

O da “pekâlâ” dedi.

Bir kese “altın” verdi.

Ama o, kabul etmeyip “Ey efendim, mahşer gününde Sırat’tan selâmetle geçeceğime dâir bana kefîl olursanız sizi gemiye alırım” dedi.

Büyük velî;

“İnşallah selâmetle geçersin” dedi.

Gemici;

“Senet istiyorum” deyince,

gemicinin yüzüne bir baktı.

Gemici "Allah!” dedi.

Ve kaybetti kendisini.

Az sonra ayılınca;

“Tamam, hepiniz gemiye binin!” dedi sevinerek.

Ve şöyle anlattı:

Bayılınca kendimi Sırat köprüsünde buldum. İnsanların pek azı geçiyor, çoğu cehenneme düşüyordu.

Korkumdan;

“Eyvâh, ben şimdi ne yapacağım?” derken, Ebül Vefâ hazretleri geldi.

Elime yapıştı.

Birlikte geçtik Sıratı.

Hem de şimşek gibi!

Âdeta uçarak...

ÖNE ÇIKANLAR