Kaydet
a- | +A

Adiyy bin Müsafir hazretlerini sevenlerden biri anlatıyor:

Bir yolculukta yolum dağ başına uğradı.

O gece dağda konakladım.

Az sonra vahşi hayvanlar geldi yanıma.

Ama bana hiç dokunmadılar.

"Yoksa Adiyy bin Müsafir hazretleri mi var bu yakınlarda?" diye düşündüm.

Zira bu hâl, o zâta mahsus bir kerametti.

Gerçekten de o zâtın sesini duydum o ara.

Düşüncem doğruymuş meğer.

Çok yorgun, aç ve susuzdum.

Bu büyük velî yanıma gelip, ayağını yere vurdu.

Baktım, "tatlı su" fışkırdı o yerden.

Bir daha vurdu.

bir "nar ağacı" çıktı bu defa.

Bana dönüp;

- Bu nîmetler, Allah'ın izni ile, senin için çıkmıştır. Ye, iç ve O'na şükreyle, buyurdu.

GÜNAHTAN UZAK DUR!

Bir gence de nasihatinde;

- Evlâdım, günahtan uzak dur. Zira tövbesiz ölenlere âhirette azap var, buyurdu.

Ayrıca;

- Sen, başkalarının günahına bakıp da, seninkini "küçük görme" sakın. Zira o gün, küçük bir günah, senin için "çok çetin" olacaktır, buyurdu.

Ve ekledi:

- Günah ateştir. Bunu hiç unutma.

GIYBETTEN SAKIN!

Bir gün de sevdiği bir gence;

- Gıybetten çok sakın, buyurdu. Zira gıybet, zina etmekten daha çirkindir.

Delikanlı şaşırdı:

- Zinadan mı dediniz efendim?

- Evet. Hem de annesiyle zinadan. "Falan âlim, filâncadan üstündür" demek de gıybettir. Çünkü duysa üzülür.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com