Kaydet
a- | +A

Hazret-i Ömer "radıyallahü anh", ordusunu kâfirler üzerine gazâya göndermişti yine. Hazret-i Sâriye başkumandandı.

Ordu ayrıldı.

O yere vardı.

Kumandanın emriyle bir dağın eteğinde karargâh kurdular. Düşman ordusu ise dağın öbür tarafında olup, İslâm ordusunun geldiğini görmüşlerdi.

Pusu kurdular.

Cumâ günü idi.

Halîfe hazret-i Ömer mescide gelip minbere çıktı. Ve Cumâ hutbesini okumaya başladı. O anda Hak teâlâ kaldırdı gözünden perdeyi.

Ordu uzaklardaydı.

Bir aylık yoldaydı.

Bir aylık mesâfeden askerinin gafletini ve düşmanın hiylesini görüp îkaz etti kumandanını: "Yâ Sâriye! Dağa dikkat et dağa! diye bağırdı.

O işitti bu sesi.

Garibine gitti.

Zîra bu ses Halîfenin sesiydi. Bir aylık mesâfeden sesleniyordu kendisine. Derhal tedbir alıp saldırıya geçtiler.

Allah yardım etti.

Zafere eriştiler.

Nihâyet ordu geri döndü. Eshâb-ı kirâm hazret-i Sâriye'ye; "Zafer nasıl kazanıldı?" diye sordular.

O da anlattı:

Cumâ vaktiydi.

Bir ara Halîfenin sesini işittim. "Yâ Sâriye! Dağa dikkat et, dağa!" diyordu. Çok şaşırdım.

Hayâl mi dedim.

Yoksa rüya mı?

Hayır, ne hayal görüyordum, ne de rüya. Hazret-i Ömer'in sesiydi bu. Beni îkaz ediyordu.

Fırlayıp kalktık.

Dağı arkaya aldık.

Yekvücut düşmana hücûma geçtik. Allahü teala yardım etti, çok şükür, zafere eriştik.

> www.gonulsultanlari.com Tel: (0 212) 454 38 10 www.siirlerlemenkibeler.com