Kaydet
a- | +A

Mısır evliyâsından Seyyid Ahmed Bedevî hazretleri; gece gündüz Rabbini düşünür, Onun muhabbetiyle kendinden geçer ve hareket edemezdi âdeta.

Böyle durumlarda gözlerini semâya diker, kırk gün veya daha çok kalırdı o hâlde.

Gözlerinin karası “ateş koru” gibiydi.

Mübârek simâsında öyle bir heybet vardı ki, bakmak için kimsede cesâret olmazdı!

Onun için “peçeyle” örterdi devamlı.

● ● ●

Abdülmecid adındaki bir talebesi, onun mübârek yüzünü görmeyi çok arzu ediyordu.

Ama söyleyemiyordu.

Nihâyet bir gün;

“Efendim, örtünüzü açsanız da mübârek yüzünüzü bir görsem” deyiverdi.

Büyük velî;

“Dayanamazsın. Zîra gözlerime bir defa bakmak, bir can mukâbilidir! Bu, senin de canına mal olabilir” buyurdu.

Genç, iknâ olmadı.

Yâni inanamadı.

Buna rağmen;

“Olsun efendim. Bir kerecik göreyim. Gam değil, ondan sonra ölürsem de öleyim. Çünkü bu hususta gücüm ve tâkatim kalmadı artık” deyiverdi.

Büyük velî;

“Peki öyleyse” dedi,

Ve kaldırdı örtüsünü.

O âşık genç, yüzünü bir kerecik görür görmez “Allaaah!” deyip düştü. Ve ruhunu teslim etti! Gerçekten bir bakışı, canından etti onu.

ÖNE ÇIKANLAR