Kamuoyu, medya vasıtasıyla gündeme bomba gibi düşen kasetlerle uğraşırken, biz konuyu ehline bırakıp, "medya da ne var ne yok" demeye devam ediyoruz. Önce, geçen haftanın flaş konusu "Basın Kartı Ayrıcalıkları" üzerine tartışmaların hafiflediğini belirtelim. Medyamız, konunun bizzat medya tarafından abartıldığı kanaatına varınca, tartışmalar da kesiliverdi. Bu arada, ilk günlerde konuya bulaşmaktan çekinen meslek kuruluşlarımız da, tarihe kayıt düşülmesi amacıyla, birer açıklama yaparak, onlar da konunun medya tarafından abartıldığı kanaatlarını dile getirdiler. Yani neticede "Satılmış Basın" yaftasını yediğimizle kaldık.
Müjde davetler açıldı Tartışmalar üzerine, gazeteciler için yeni yurtdışı geziler planlayan bazı firmalar da, rahat bir nefes aldılar. Bana gelmedi ama, davet alan bazı dostlarımız, yeni bir Amerika seyahati için hazırlanmaya başladılar. Benim umudum ise Çin''e yapılacak ikinci bir seyahatte. Zaten Genel Yayın Müdürümüzün sözü var. Bu defa katiyen bu işin peşini bırakmak niyetinde değilim. Bunu da, tarih düşsün diye yazıyorum.
Gerçi, tartışmalar bıçak gibi kesildi dedik ama, biraz kör bir bıçak tarafından. Yani, münferiden bazı köşe yazarlarımız, konuyu bir kaç gün daha sütunlarında işlemediler değil. Hatta Hürriyet''ten Fatih Altaylı, araya bant işi girmese, meselenin peşini bırakmak niyetinde değildi. Bir de Starcı Engin Ardıç. Kendisi dışındaki gazetecileri hem resmen, hem de alenen hıyara benzeten yazar da, beklediği polemik ortamını bulamayınca, olayı cacık yapmaya kadar götürmedi. Tüm ümidimiz Selahattin Duman bile konuyu iyice kişiselleştirip, kendisine bir tüketici dostunu rakip seçince, işin tadında bırakılacağı belli olmuştu.
CNN Türk tanıtılacak Son dönem ataklarıyla, sadece medyanın değil, kamuoyunun da büyük ilgisini çeken Doğan Grubunda yoğun bir çalışma var. Son olarak CNN Türk projesini tanıtan Grup, bu konuda epey mesafe aldı. ABD''ye gönderilen ilk yayıncı ekibin şu günlerde görgülerini tamamlayarak yurda dönmeleri bekleniyor. İkinci ekip de yol hazırlığı yapıyor. CNN ile imza törenine götürülmeyen, yayınların iki sorumlusu Mehmed Ali Birand ile Taha Akyol, ayrı ayrı yaptıkları açıklamalarla, keyfiyetin bir anlaşmazlıktan değil, tasarruf anlayışından kaynaklandığını belirttiler. Buna rağmen, onlar adına, ortada bir rahatsazlık olduğunu ileri sürenler hâlâ var. CNN Türk yayınlarının CNN tarafından titizlikle izleneceği, Mehmed Ali Birand''la, Çiğdem Arat''ın yayın sorumluluğunun yanısıra, zaman zaman anchorman görevi yapacakları ve yakında CNN Türk''ü tanıtmak için kapsamlı bir tanıtım atağı başlatılacağı da gelen haberler arasında.
Süper Online el değiştiriyor Doğan Grubu ile ilgili bir başka haber ise, Grubun bir süre önce Çukurova, Mehmet Karamehmetler ile gerçekleştirdiği Dijital Forum ortaklığı ile ilgili. 21''inci yüzyılın iletişim ortaklığı olarak duyurulan ve çok geniş bir alanı kapsayan bu yeni yapılanmada taşlar yerine oturmaya başladı. Son olarak kablolu yayında dijital yayın probleminin çözülmesi de bu grubun girişimleri ile sağlandı. Gelen haberlere bakılırsa, Aydın Doğan, bir miktar Milliyet hissesi karşılığında, Süper Online''ı devralıyor. Yani bir nevi takas olayı. Ya da ortaklık güçlendiriliyor
Kanal 6 satılıyor mu? Bir süre önce "Tadilat nedeni ile" kapatılan ve sadece yayınına ara vermesini temenni ettiğimiz Yeni Yüzyıl''ın durumunda bir gelişme yok. Dilimiz varmıyor ama, yeni bir sahiplenme olmaması halinde tadilat filan yapılacağı da yok. Korkmaz Yiğit, bir dönem Asil Nadir''''e karşı gerçekleştirilen bir baskı ile karşı karşıya. Sadece siyaset cephesinden değil, bir kaç cepheden birden, medyadan çekilmesi için baskı yapılıyor. Yiğit''in bu baskılara daha ne kadar göğüs gerebileceğini kestirmek güç. Bu açıdan Yeni Yüzyıl''ın geleceği için beslenen iyimser beklentiler iyice sarsıldı. Bütün gücü ile elinde kalan tek kanal, Kanal 6''yı ıslah etmeye çalışan Yiğit''in durumu, dışardan görülen manzaraya rağmen pek parlak değil Yayınların başına Serpil Akıllıoğlu''nu getiren Korkmaz Bey''in, işlerin yönetimini de Akıllıoğluna devretmesi, Akıllıoğlu''nun Süper Kanal''ın sahibi Türker İnanoğlu ile ünsiyetini bilenler tarafından " Kanal 6 İnanoğlu''na satılıyor " diye değerlendirildi. Yiğit''e yakın çevreler, bunu doğrulamasalar da, yalanlamaktan da kaçındılar. Yani, çok uzak olmayan bir gelecekte, Korkmaz Yiğit''in, geldiği gibi sessizce medya dünyasından çekilivermesi sürpriz olmayacak gibi. Yine Kanal 6 ile ilgili bir not. Aralarında Program Müdürü Kahraman Afyonoğlu''nun da bulunduğu 110 çalışanın işlerine son verilmesi, Kanal''da çalışanların moralini bozdu. Bu kıyımın devam edip etmeyeceği bilinmiyormuş. Bu arada bir de transfer yapılmış ve Serap Ezgü Kanal 6 renklerine bağlanmış.
Flash TV Ayhan Şahenk''in oldu Bir başka televizyon kanalı Flash TV ise, sessiz sedasız el değiştirdi bile. Bursalı kardeşlerden sonra Ali Haydar Veziroğlu tarafından devralınan ve iddialı bir haber kanalı olması beklenen kanal, evdeki hesapların piyasaya uymaması nedeniyle bir anlamda ortada kalmıştı. Şimdi ise NTV''nin sahipleri Flash TV''yi satın aldılar. Umarız NTV kadar başarılı bir yayıncılık sergileyecek bir kanala daha kavuşuruz. Zor durumdaki bir başka tv kanalı ise, Korkmaz Yiğit tarafından alındıktan sonra tekrar eski sahibi Hakan Çizem''e dönen, ama ortaklık yapısı pek anlaşılamayan Kanal E. Bu kanalın da bu gün yarın el değiştireceği söyleniyor. Söylenmeyen ise, kanal çalışanlarının hâlâ haziran maaşlarını alamamış olmaları. Buna rağmen özveri içinde çalışıyorlar.
Aydın Doğan''a başsağlığı Milliyet ve Hürriyet Gazetelerinin sahibi Aydın Doğan''ın, çok kişi tarafından tanınmadığı anlaşılan 51 yaşındaki kardeşi Kalender Metin Doğan kalbine yenildi. Kendi halinde yaşayan Kalender Doğan''ın naşı, Söğütlü çeşme Camiinde kılınan öğle namazının ardından Karacaahmet''te toprağa verildi. Merhuma Allah''tan rahmet, Kalender Beyin ailesine ve Sayın Aydın Doğan''a da başsağlığı diliyoruz. Bu arada Basın Konseyi, yayınlanan bir haber yüzünden Milliyet Gazetesine uyarıda bulundu. Astım Spreyi''nde tehlike başlığı ile verilen haberde, konuyu saptıran bir başlık kullanılması, ilacı ithal eden şirketin başvurusu sonucu konseyi harekete geçirmişti. Grup bünyesinde bir Yayın Kurulu oluşturan Aydın Doğan''ın gazetelerinde, artık basın konseyinin uyarısına ihtiyaç kalmaz herhalde..
Uzan''ların Telsim atağı Türkiye''nin gündemini belirlemede gerek gazetesi, gerekse televizyonu ile epey etkili olan Uzan Grubu ile ilgili olarak da sıkıntı haberleri geliyor. Bir yandan Teleon vasıtası ile aldığı naklen yayınlar için dijital yayın meselesini çözmeye çalışan grup, yeni bir atakla, spor dünyasına bir damga daha vurdu. Telsim büyük meblağlarla Futbol Federasyonunun sponsorluğuna soyundu. İki yıl süre ile Türkiye Birinci Futbol Ligi, Telsim Birinci Futbol Ligi adını taşıyacak.Spor dünyası ile bu içiçeliğin, şifreli dijital yayın sorununun çözümünü kolaylaştırması da bekleniyor. Ama spor medyası nedense, bu habere pek fazla itibar göstermedi. Büyük gazeteler, Telsim''in konu ile ilgili tam sayfa ilanını yayınlamakla birlikte, anlaşmayı haber olarak sayfalarından esirgediler.
Benzin var gazete yok Benzin istasyonlarında gazeteli satış promosyonu konusunda da bazı şikayetler gelmeye başladı. Üç gazeteye yaklaşık 350 binlik artı tiraj sağlayan promosyon gazete uygulaması, Anadoludaki bazı benzin istasyonlarında uygulanmıyormuş. Yapılan anlaşma gereğince promosyon gazetelerin yarı parasını Shell ya da BP diğer yarısını da benzin istasyonunun patronu ödüyormuş. Özellikle yol üzerindeki istasyonlar, böyle bir uygulamaya katılmak istemiyorlarmış.
Bu arada, gazetelerin, benzin şirketlerine uyguladıkları fiatı, bayilerin tepkileri üzerine başbayi fiatı seviyesine yükselttikleri de anlaşıldı.
Devir tasarruf devri Ekonomik baskılar diğer sektörler gibi medyayı da etkilemeye devam ediyor. Sabah Grubu, geçtiğimiz hafta Trabzon''daki baskı tesislerinde işleri durdurdu. Gerekçe ekonomik sıkıntıydı. Tesislerde, bir bölümü Sabah grubuna ait bir kaç gazete daha basılıp, dağıtılıyordu. Trabzon tesisleri kapatılınca, Yaysat dağıtımı da aksadı. Daha önce Trabzon''dan kamyonlarla bölgeye gönderilen gazeteler, Ankara''dan nakledilmeye başlanınca, gecikme sorunu yaşandı. Bu gecikmenin, satışları yüzde otuz nisbetinde olumsuz etkilediği gelen haberler arasında. Aynı şey Sabah''ın Antalya tesisleri için de söz konusu deniliyor.
Gece Yarısı Ekspresi Bir dönem ülkemizi ve insanımızı üzen malum ekspres, geçtiğimiz hafta İkitelli''deydi. Aradan geçen yirmi yıldan sonra, önce atv''den bir duyuru, ardından Sabah Gazetesinde bir manşet haber gündemi değiştirdi. Gerçi, iki gün sonra Atv-Sabah işbirliği ile gündem çok daha etkili bir biçimde değişecekti ama. Her neyse. Biz gene Gece Yarısı Ekspresi''ne gelelim. Bir Türk yönetmen, yazdığı iftira dolu kitabıyla ve bu kitaptan çevrilen film ile tüm dünyaya Türkiye''yi bir işkenceler ülkesi olarak tanıtan, uyuşturucu kaçakçısı ile söyleşi yapmıştı. Televizyon ve gazete tarafından büyütülen söyleşide, Billy Hayes isimli eski kaçakçı, "Vallahi ben masumum. Beni de oyuna getirdiler" demeye getiriyor ve bir nevi günah çıkarıyordu. Gazete tarafından "Türk basınında bir ilk daha" ibaresiyle sunulan haber oldukça alaka uyandırdı. Ama bu arada birilerinin de feci halde burkuldukları ortaya çıktı. Hürriyet''in Amerika''daki tecrübeli muhabiri Doğan Uluç, gazetesi tarafından iç sayfalara atılan bir yazı yazarak, Sabahçıların "Türk basınında ilk defa konuştuk" iddialarını, yıllar önce Hürriyet''te yayınlanan bir yazısı ile çürüttü. Ama, dediğimiz gibi, gazetesi, bir polemiğe yol açmamak için bu açıklamayı fazla abartmadan iç sayfaya gizleyince, Uluç''un dışında kimse de fazla üzülmedi. Peki biz konuyu niye köşemize aldık derseniz. Olur da bir gün birileri "Yahu, bu Billy Hayes''le ilk defa kim konuşmuştu" diye merak ederse, elinin altında bir kaynak bulunsun istedik.
Bu arada, ünlü Japon Sony Firmasının, video alanlara, bedava olarak bu malum filmi hediye etmesine önce Milliyet''ten Meral Tamer ardından da Sabah''tan Rauf Tamer tepki gösterdiler ve Türk halkını Sony ürünlerini boykota çağırdılar. Rauf Tamer, Sony yetkililerinin açıklaması ile bu çağrısını, önceki gün geri çekti. Ama Meral Tamer, pek tatmin olmamış görünüyor ve işin peşini bırakmıyor. Hasılı Gece Yarısı Ekspresi
(Midnight Express) bir süre daha İkitelli''de eğlenecek gibi.
Medyada kan davası Böyle bir şey olur mu derseniz aslında böyle bir başlık bize de biraz tuhaf geliyor. Lakin, gazeteci taifesinin aralarında yaşanan kimi tartışma ve takışmaları, nasıl eder de abartırız deyince, ister istemez aklımıza ilk gelen başlığı atmış bulunduk. Yoksa, arkadaşlarımızın, normal durumlarda, kavgada bile söylenmeyecek kelimelerle birbirleriyle uğraşmalarının sonunda kan dökülmesine kadar gideceği filan yok. Hele hele, yakından takip eden bir okuyucu için, Kemal Sunal''ın filmlerinden bile keyifli olan bu tartışmalar, mesleğimize ayrı bir tad ve renk bile getiriyor. Bunlardan birisi Sabah yazarı Selahattin Duman ile Milliyet Yazarı Meral Tamer arasında geçen "Artist Gazeteci" tartışması. Bildiğiniz gibi, Duman, on parmağında on marifet, yazarlıktan, film yönetmenliğine, pek çok alanda keyifli ürünler veren bir kalem. Selahattin Duman''ın, bir reklam filminde, üstelik son derece de başarılı bir performans göstermesine, tüketici dostu Meral Kardeşimiz, biraz da gündemdeki satılmış basın tartışmalarının gölgesinde aşırı bir tepki gösterdi. Hani tepkisi köşesinde kalsa iyi de, Meral Hanım işi, sokağa çıkıp imza toplamaya kadar vardırıp, meslek kuruluşlarını da ayağa kaldırmaya kadar uzatınca,korkulan oldu. Ve Selahattin Duman''ın kalemine düştü. Dediğimiz gibi, iki taraf da olgun insanlar. İşi mutlaka karakola götürmeden çözerler . Bu arada, köşesini, bir süreliğine eski yazılarına bırakan Selahattin Duman''ın yokluğu "Bir iş seyahatı nedeniyle" diye duyurulmuş. Bakalım bu iş neymiş, dönünce öğreniriz.
İSO 9001 Bir haber de bizden. Gazetemiz, uluslararası standart "İSO 9001" almak için düğmeye bastı. Seminerler, yeni yapılanmalar devam ediyor. Gerçi kalitemiz belli de, bir de "belgemiz" olsun istedik...

