Galatasaray''ın futbol zaferi sadece spor sayfalarını değil, gazetelerin birinci sayfalarını da kurtararak, medyaya epey sermaye verdi. Kopenhag''daki sahadan, TBMM''ye uzanan bir süreçte, gündemlerin ilk sıraları alışılmışın dışında sporla doluydu. Olayın bir başka boyutunu oluşturan spordaki şiddet olayı ise, arada bazı gazetecilerimizin de yara bere içinde kalmasına rağmen, genelde büyük başarının gölgesi altında geçiştiriliverdi. Medya duayeni Nezih Demirkent, medyamızın bu konudaki tavrından ve araştırmacı gazetecilikten uzak yayın anlayışından acı acı şikayet ederken "Londra''da çıkan Daily Mirror gazetesi, Kopenhag''ta yaşanan şiddet olaylarını gerçekleştirenleri fotoğrafları ile yansıttı ve holiganlara yüklenerek okurlarından özür diledi. Nedense bizim gazetelerimizin başaramadığı bir olayı bütün çıplaklığı ile yazarak gazetecilik konusunda ders verdi" dedikten sonra, başarı ile övünmek kadar, Kopenhag''taki çirkinliklerin de açıklanmasının gazetecilik yönünden önemini vurguluyordu. Demirkent sözü "Holiganların gazetesi" diye tanıtılan Daily Miror''un araştırıcı gazeteciliğine getirerek, biraz da buruk bir ifade ile "Maçı biz kazandık ama gazetecilikte İngilizler bizi yendi" demek ihtiyacını hissetmişti. Gerçi bu yazıdan birkaç gün sonra UEFA kaynakları, bir İngiliz tv kanalının, olayları tezgahladığı şeklinde açıklama yaptı ama, aynı konuda bizim kendi medyamızda yaşanan tartışmalar için de fazlaca üzerine gidilmedi.
Teknolojiye yatırım, ya insana? Geçen haftanın diğer gelişmelerine gelince. Medya dünyasının teknolojiye yatırımı artarak sürüyor. Doğan Grubu geçtiğimiz hafta Almanlarla yeni baskı makinaları için anlaşma yaptı. Bilgin Grubu ise Samandra''daki modern baskı tesislerini devreye soktu. Çukurova ve Uzan grupları da yeni ataklar içinde. Büyük grupların özellikle internet üzerinde yoğunlaşan ilgileri ise gelecekteki rekabetin boyutlarını göstermesi açısından ilginç. Doğuş Grubu''nun internet haberciliği konusundaki atılımları da heyecan verici. Bu arada Koç Grubu da bir internet şirketi satın aldı. Fornet''i, 7.1 milyon dolara bünyesine katan Koç Holding''in Koç Sistem üzerinden yürüttüğü hizmetlerini bu şirkete aktaracağı belirtiliyor. Holding ayrıca dört teknoloji şirketine birden yatırım kararı aldı.
Satılık plaza binası Bilgin Grubu''nun baskı tesislerini Samandra''ya taşıması ve gazetelerini de Teşvikiye''ye taşıma kararı üzerine Sabah gazetesi ile ATV''nin halen faaliyet gösterdikleri Medya Plaza binası diğer grupların ilgisini çekiyor. Bu konuda hem Çukurovacıların hem de Uzanlar''ın binaya talip oldukları belirtiliyor. Bilgin Grubu''nun pazarlığı kızıştırıp binayı en yüksek fiyattan devretmeyi planladığı söyleniyor. Bu arada Zafer Mutlu ile yakın arkadaş oldukları bilinen Fenerbahçe Kulübü''nün eski başkanı Ali Şen, geçtiğimiz hafta Star gazetesinde yazmaya başladı. ''Star''c#lar, Almanya''daki gazetelerinin başına da ''Hürriyet''çi İsmail Tipi''yi getirdiler.
Kanal 6 kiralandı mı? Uzanlar''la ilgili bir diğer haber ise, grubun, borç yüzünden ekranı kararan Kanal 6''yı kiraladıkları yönündeki iddiaları konu alıyor. Kanalı tekrar devraldıktan sonra içinde bulundukları sıkıntıyı atlatmak için destek arayan Ahmet Özal''ın aralarında Mehmet Ali Yılmaz ve Cem Uzan''ın da bulunduğu üç kişi ile kanalı kiralamak için görüşmeler yaptığı biliniyordu. Medya kulislerine göre, kanalın yirmi milyon dolarlık uplink''lerinin söküldüğünü bahane eden Mehmet Ali Yılmaz pazarlıktan çekilmiş. Cem Uzan''ın işte bu noktada devreye girerek kanalı kiraladığı ileri sürülüyor.
Kömürcü neden ayrıldı? Akşam gazetesinde ekonomi kulisi yazan Güler Kömürcü, 21 Mayıs itibarı ile izne ayrılarak istifasını vermiş. İddialara göre istifaya, gazete yönetiminin uyguladığı sansür neden olmuş. Haftada üç gün ekonomi kulislerinin nabzını tutan Kömürcü, müdahalelerin artması üzerine istifa etmek zorunda kalmış. Kömürcü dört ay kadar ABD''de kalıp dilini geliştirmeyi düşünüyormuş. Kanal D''nin başarılı haber spikerlerinden Dr. Yasemin Özdemir ise İngiltere''ye yerleşme kararı almış. Kariyerine BBC''de devam etmeyi düşünen Özdemir''in Kanal D''ye de Londra''dan haberler göndermeye devam edeceği belirtiliyor.
Sipahioğlu''na devlet ödülü Ajan gazeteciler tartışması sırasında, adı ve kurduğu başarılı ajansı Sipa Press gündeme gelen ve eski bir dostu ile karşı karşıya bırakılan Gökşin Sipahioğlu''na devlet üstün hizmet ödülü verildi. Paris elçiliğimizde düzenlenen mütevazı bir törenle ödülünü alan Gökşin Sipahioğlu''nun yine de buruk olduğu gözden kaçmadı. Medya dünyasını sarsan iddialarda Sipahioğlu''nun 6-7 Eylül olaylarında halkı tahrik ettiği ileri sürülen Ekspres gazetesinin yazı müdürü olması bazı yakıştırmalara karine olarak gösteriliyordu.. Hafta içinde yayınlanan bir kitap da benzer iddiaları tekrar gündeme taşıdı. Kitap, yıllarca yönetici mevkilerde bulunmuş gazeteci Yüksel Baştunç''un anılarından derlenmiş.
İlhan Selçuk holding patronu Sendikalı işçileri çıkartmak iddiası ile tartışılan Cumhuriyet gazetesi, yeni yapılanması içinde holdingleşti. Oldukça zor şartlardan geçen gazetenin yeni yapısı içinde başarılı olmasını dileriz. Ama olayı duyuran gazetelerin habere verdikleri başlık ilginçti ve ""İlhan Selçuk holding patronu oldu" şeklindeydi. Geçtiğimiz aylarda, bir televizyon programı sırasında muhal farz olarak gündeme getirilen ve eski solcu talebe liderlerinden kimilerinin yaşasalardı bu gün holdig yönecisi olacakları yönündeki iddialara en fazla tepkiyi gösteren Cumhuriyet''in ve gazete ile bütünleşmiş İlhan Selçuk''un resmileşen holdingçilikleri ilginç bir zıtlık oluşturuyordu.
Cep''le gelen umutlar Star gazetesinin cep telefonu kampanyası ile, yüz bin liralık kulvarda aldığı mesafe diğerlerini de harekete geçirdi. Gerçekten de Star bu kampanyası ile yüz elli bini aşkın yeni okuyucu almıştı. Bilgin ve Doğan grupları Uzanlar''ın bu başarısı üzerine derhal cep telefonu kampanyaları başlattılar. Aslında ilk uyanan yine Sabahçılar oldu. Ardından da Hürriyet ve Milliyet atağa katıldılar. Starcılar ise, kupon sayısını azaltıp Bilgin ve Doğan Grubunun bu hamlesini kesmek için yeni ve cazip bir kampanya daha başlattı. Geçmişteki çanak çömlek rekabeti nedeniyle tüm mutfaklar kap-kacak dolmuştu. Görünen o ki, medyanın bu yeni yarışı ile de artık her evde üç-beş cep telefonu olacak gibi..
Meslek ahlakı ile gelen istifa Dünyaca ünlü uluslararası haber ajanslarından (United Press İnternational) UPI, içine düştüğü dar boğazdan kurtulamayınca, Amerikanın, Kore asıllı, sabıkalı bir papaz tarafından kurulan Moon tarikatının eline geçtiğini daha önce duyurmuştuk. Bu alım satıma en ilginç tepki, ajansın "Başkan terleten kadın muhabir" diye tanınan Beyaz Saray Muhabiri Elen Thomos''tan geldi. Thomos, ajansı satın alan sermaye ile çalışmanın gazetecilik onurunu zedeleyeceğini ileri sürerek görevini bıraktı. Tarikat birkaç yıl önce de ünlü Washington Times gazetesini satın almıştı.
İntermedya''da neler oluyor? İntermedya Yayıncılık tarafından çıkarılan haftalık İntermedya Ekonomi dergisi geçici olarak yayınını durdurdu. Bu derginin yerine borsa, sermaye piyasası ve halka açık şirketler hakkında bilgilere yer verecek haftalık yeni bir dergi çıkarılacağı belirtiliyor.
Köşelerden inciler Ama itiraf edeyim ki, son yıllara kadar kendimi çok derin bir mesleki tenhalık içinde hissediyordum.
Ertuğrul Özkök/14 Mayıs /Hürriyet
İlk günden beri merak ediyorum, iki isimli yeni Cumhurbaşkanımıza yakınları nasıl hitap ediyor diye.
Can Ataklı/18 Mayıs /Sabah
Tamam, ben de Abdullah Gül''ü destekliyorum ama ne yazar?
Hadi Uluengin/13 Mayıs /Hürriyet
Uçakta dönerken, Avrupa Şampiyonluğu Kupası''nı okşamak, öpmek gibi bir ayrıcalığım oldu.
Güneri Cıvaoğlu/19 Mayıs /Milliyet
En çok merak ettiğim zaman dilimi şu: Terim, sahaya çıkmadan birkaç dakika önce, futbolculara ne diyecek?
Fatih Çekirge/16 Mayıs /Star
G. Saray''ın yıldızlaştığı, yani Türk futbolunun parlaklaştığı bir devrede göreve başlıyor Sezer... Ahmet Necdet Sezer hangi takımı tutuyor acaba? Dilerim ki Beşiktaşlıdır.
Rauf Tamer/16 Mayıs /Sabah
Sabahtan Akşama kadar CNN Türk kanalını seyrediyorum.
Hakkı Devrim/19 Mayıs /Radikal
Demirel Güniz Sokak''a dönüyor. Binbir hatıra canlanıyor gözlerimin önünde. Hep "evin kızı" mütalaa edildiğimiz günler geliyor hatırıma.
Nazlı Ilıcak/17 Mayıs /Yeni Şafak
Aynı şeyleri söyleyip kavga edenler UEFA müfettişleri, bir İngiliz televizyonunun, Kopenhag''taki olaylar öncesi olay çıkarttırmak için holiganlarını tahrik ettiği, hatta olayların çıkacağı merkezleri bile kararlaştırıp buralara sabit kameralar yerleştirdiğini ileri süre dursun, bizim arkadaşlarımız da, olaylardaki Türk medyasının parmağını aramaya başladılar. Özellikle olayların ardından getirilen eleştirilerin ana konusu, bazı tv kameramanlarının ellerinde kameralarla İngiliz holiganların enselerinden ayrılmadığı ve endirekt de olsa çatışmalara katkıda bulundukları yolunda idi. Gerçi bu arada bir ünlü medya mensubunun da Türk gençlerini tahrik edip "Hadi koçlarım, şunların biraz tozunu atın" dediği de ileri sürülmüş ise de konu neredeyse unutulup gidecek gibiydi.
Ama NTV''de yapılan bir programda konu bir kere daha gündeme getirilip, bu arada Hıncal Uluç''un "Bütün bu olayların arkasında başta Sadettin Teksoy olmak üzere Reha Muhtar''ın da ekibinin olduğu söyleniyor. Derhal bir soruşturma yapılmalı. Eğer söylenenler doğruysa, bu tahrikçiler teşhir edilmeli, değilse bu arkadaşların alınlarına sürülen kara leke temizlenmeli" demesi ortalığı karıştırdı.
Reha Muhtar ve Akşam gazetesi bu sözlere büyük tepki göstererek Hıncal Uluç''u iftira atmakla suçladılar. Muhtar, televizyonunda yaptığı açıklamada, o gece olayları yatıştırmak için nasıl gayret gösterdiğini görüntüler eşliğinde kanıtlarken Akşam gazetesinden Deniz Arman ile Savaş Ay''ı da kendisine tanık olarak gösterdi. Reha Muhtar, Uluç''un, onuru ile oynadığını da ileri sürerek "Keşke beni arayıp sorsaydı. Bir iddia belgesi olmadan, kimseye sormadan ekrana getirilmez" diyor. Hıncal Uluç ise, söz konusu programda Muhtar''ı suçlamadığını, sadece ortada bazı iddialar bulunduğunu belirterek konunun araştırılmasını istediğini belirterek Muhtar''ı, söz konusu kendi sözleri ile Muhtar''ın daha sonra Show tv''den yaptığı konuşmayı ard arda yayınlayarak kendisi ile bir açık oturumda tartışabileceğini açıkladı. Görünen o ki iki taraf da oldukça hassas. Umarız, karakola düşmeden birbirlerini doğru anlarlar.

