Kaydet
a- | +A

Gazete dağıtımında yaşanan kavga, neredeyse kan davasına dönüşmek üzere. Doğan ve Bilgin Gruplarıyla Uzanlar arasında yaşanan kavgaya, sonunda yargı da karıştı. Milli dağıtım ağının dışında kaldıktan sonra kendi dağıtım örgütlerini kuran Star''cılar, geçtiğimiz günlerde hem Basın İlan''a hem de yargıya başvurarak, piyasa satışlarının tesbit edilmesini istemişlerdi. Zira, grup gazetelerinde yer alan haberlerde, Star gazetesinin 39 bin sattığını belirtiliyor, bu da Uzan''ları rahatsız ediyordu.

Grup, sonunda mahkeme kanalıyla oluşturulan bir bilirkişi tesbiti ile, gazetelerde ileri sürülen rakamların çok çok üzerinde gazete sattığı yolunda resmi bir belgeye kavuştu ve bunu, ekranlara kadar taşıdı. Doğan grubunun yayın organları ise, tesbit konusundaki "Gayri bilimsel" metodu ve bu belgenin, milli bir maçın devre arasında kamuoyuna sunulmasını eleştirdiler. Yani, resmi belgeye rağmen bu konudaki spekülasyonlar devam edecek gibi. Bu arada Bakkallar ve Bayiler Federasyonu, bir açıklama yaparak Star''a uygulanan dağıtım ambargosuna karşı çıktı ve tüm bakkal ve kuruyemişçiler de Star satmaya hazır olduklarını açıkladı. Fiyat ayarlayan Akşam''daki şok düşüşün benzeri, diğer ucuz gazetelerde de yaşanıyor. Aydın Doğan''ın Postası da her geçen gün önemli ölçüde okuyucu kaybetmeye devam ediyor. Uzun yıllar yurt dışında görev yapan Turan Yavuz, geçtiğimiz günlerde Kanal 8''e genel yayın müdürü olarak atandı. Kanal 6''da ise Ardan Zentürk yöneticilikten alındı. Görevden alınan bir diğer isim de Metin Uca. Kanalın şu günlerde tekrar satışa çıkarıldığı ama, kimsenin pek itibar etmediği de belirtiliyor. Üstelik fiyat 30 milyon dolarlara kadar düşürülmüş.

CNN Türk''te neler oluyor? CNN Türk ile ilgili ve kanalın Türk adını kullanamayacağı yolundaki itiraz sonunda yasal olarak dile getirilmeye başlandı. Bu arada kanaldan 40 kişi çıkarıldı. Bu rakamın 150''ye varacağı da ileri sürülüyor. Asıl ilginç olan ise, yayına iki kala yayının başına getirilen Ferhat Boratav''ın da yolcu listesinde olduğu iddiası. CNN Türk ile rekabette oldukça öne çıkan NTV de (Ki bu durum AGİT ile ilgili yayınlar sırasında tartışılamayacak oranda belgelendi) ise yeni yapılanmalar devam ediyor. Grup bünyesinde Kerem Çalışkan ve ekibinin yeni gazete çalışmalarının da bitmek üzere olduğu belirtiliyor. İntermedya Yayın Grubunun önümüzdeki günlerde birkaç yeni dergi çıkarmaya hazırlandığı belirtiliyor. Yeni dergilerin başına eski Cumhuriyetçi Burçak Evren getirilmiş.Üç dergiden birinin VİP esaslı, diğerlerinin de gençlik ve gezi dergileri olacağı ileri sürülüyor. Medya Holding ise internet servis sağlayıcılığı yapmak üzere bir şirket oluşturdu. Türkport adlı kuruluş pahalı reklamlarla tanıtılıyor.Türkport, öncelikle üniversite öğrencilerine hitap ederek yarışa girdi. Halen 20 ilde gerçekleştirilen kablolu televizyon hizmetlerinin 23 ile daha ulaştırılması için yılbaşında ihale yapılıyor. Türk Telekom yetkilileri, kablolu üzerinden iletilen kanal sayısının da 2 binden itibaren 45''ten 90''a çıkarılacağını belirtiyorlar. Bir numara Yayıncılık bünyesindeki dergilerin Nişantaşı''na taşınma işlemleri sürüyor. Bu ay sonuna kadar içlerinde Aktüel, Gezi, Viizyon, Gurme, Otohaber''in de bulunduğu dergiler Nişantaşı''ndaki yeni binaya taşınacaklarmış. Sabah bünyesindeki Takvim Gazetesinin ise Sirkeci''ye taşınacağı belirtiliyor.

Dördüncü kuvvet beşinci kol! Sorumlu yayıncılık konusunda çekilen sıkıntılar bugüne kadar sadece kimi kişi ve kuruluşları etkilediği için, çözüm önerileri genel kabul görmemiş ve imkan nisbetinde görmezden gelinmeye çalışılmıştı. Ama, tekrarlayan deprem felaketi ile yaşanan gelişmeler, arızanın sanılandan da yıkıcı olabileceğini göstermekte ve medya insanlarını endişelendirmekte. Yaşanan olumsuzlukları ve meydana getirilen büyük paniği, sadece ölçüsü kaçırılmış reyting kavgası ile izah etmeye çalışmak ise, buzdağının görünen kısmı ile cebelleşmektir. Oysa, sorunun temelinde, sağduyu eksikliği, sorumsuz yönetim anlayışı ve çarpık magazinel rekabet mantığının yattığı artık görülmelidir. Ekranlardan onar dakika ara ile, İstanbul''un yıkılacak semtlerini gösteren, muhtemel ölüm oranları yayınlayan, felaket senaryolarını, bilimsel gerçekler gibi sunan ve zaten konuşmaya teşne kimi uzmanları yeni senaryolar ve felaketler üretmeleri için adeta tahrik eden yayıncılık anlayışı, hemen yan sütunlarda "Canım halkımız da söylentilere hemen inanıp panikliyor. Ey okuyucular paniklemeyin" mesajları ile ortadan kalkmıyor görüldüğü gibi. İşin acısı, basına sansür koymak için fırsat kollayan kimi çevreler, bu vesile ile epey yol aldılar bile. İşin daha da acısı, kendi içimizden kimi meslektaşlarımız bile, tek kanaldan yönetilecek kontrollü "ortak yayın" önermeye bile başladılar. Dördüncü kuvvet medyanın, felaket lerin dumanlı havasında ortaya çıkan beşinci kol faaliyetleri ile özdeşleştirilmesinin önüne geçmek için, birilerinin devreye girmesini beklemeden, kendi söküklerimizi dikmeliyiz.

İsimsiz kahramanlar 17 Ağustos ve 12 Kasım depremlerinde, oluşturdukları haberleşme ağı ile hem binlerce canı kurtaran, hem de ilk haberleşmelerde büyük katkı sağlayan amatör telsizcilerimizin hakları ödenecek gibi değil."Bölgede olup biteni kriz merkezlerine anında bildiren, kurtarma ekipleri arasındaki bağlantıyı sağlayan ve insanları yakınlarına ulaştıran" TRAC (Telsiz Radyo Amatörleri Cemiyeti) üyeleri hiç olmazsa cihazlarının geliştirilmesi yönünde yardım bekliyorlar.

Kenan Akın''dan tecrübe savunması Genel Yayın Müdürümüz Kenan Akın, geçtiğimiz hafta son kitabı "Medyatik Türkiye"yi okuyucuları için imzaladı. Biz kitap fuarındaki imza gününü kaçırdık ama imzalı bir kitap edinmeyi başardık. Tabii bu arada, gelecek kitabının imza gününde iki kitap birden imzalatmaya söz vermek durumunda kaldık o başka. İçinde tek bir gazeteci ya da gazete ismi geçirmeden, medya dünyasınının rontgen filmini çeken kitapta ilgimizi, yazarın özgün önerileri yanısıra, sıcacık bir de vefa duygusu celbetti. Akın, "...Eskilerden kurtulup, deneyimsiz gençler çalıştırma eğilimi, tehlikeli bir seyir almak üzere. Oysa eskileri muhafaza edip yenileri yetiştirmek, belki de Bab-ı Âli için bir çıkış yolu olacak. Unutulmamalıdır ki, başarılı gazetecilik, yılların verdiği tecrübe birikimi, cesur kararlar, gündüzü geceye katan bir mesai ve herşeyden önce kişisel fedakârlıklarla gerçekleşebilir." diyor. Akın''ın dedikleri böyle. İlle de tartışmak, "Tecrübe de ne oluyormuş. İstikbal gençlerdedir" yollu itirazda bulunmak isteyenler yazara ulaşsınlar. Zatımız bir dinozor olarak, bu vefa duygusunun gölgesi altında geçinip gitmekten ziyadesi ile memnunuz ve eşyanın tabiatı itibari ile bu güzel temenniye de, menfaatımız açısından katılıyoruz. Daha nasıl anlatmalı ki...

''Bu İHA''cılar da gerçekten çok olmaya başladı!'' Başlıktaki espriden dolayı önce, esprinin sahibi reklam ajansından ve tabii Mavi Jeans''cilerden helallık isteriz. Bir yerli giyim markamızla ilgili olarak, Amerikalılara atfen sloganlaştırılan bu tepkiyi ve altında yatan derinliği, aşırmak gibi bir niyetimizin olmadığını belirtelim. Ama, İhlas Haber Ajansının gösterdiği performansı, bir de oturup rakip gözüyle değerlendirince, halkın diline yerleşen bu slogandan kaçamadık doğrusu. Gerçekten, İhlas Haber Ajansı, (dış temsilcilikleri vasıtası ile habere ulaşmakta gösterdiği başarıları da gözardı etmeden,) belli oldu ki, dünya medyasının Türkiye''deki gözü, kulağıdır. Tabii, Türkiye''deki medya organlarının da. Bu gerçek, yine acı bir vesile ile de olsa, 12 Kasım felaketinin ardından bir kere daha tescillendi. Hem ülke insanı hem de dünya, bağrımızı yakan Düzce depremini İHA görüntülerinden izledi. Felaketi, İHA ile yüreğinde hissetti. Medya Panorama köşesi olarak, İHA''mızı kuru birkaç kelime ile pohpohlamak yerine, bu başarının ardındaki kurumu, kişileri ve anlayışı irdeleyerek size tanıtalım istedik. Espriye takılıp, "Bu İHA''cılar da çok oluyor" desek de, aşağıdakileri okuyunca, sizler de göreceksiniz ki, çok olmak bir yana, daha çoğunu isteyebileceğimiz bir kuruluş...

İşte İhlas Haber Ajansı 1993 yılından beri görüntülü, fotoğraflı ve yazılı haberler üretilmesi ve yayınlanması konusunda profesyonel bir ajans olarak faaliyet gösteren İhlas Haber Ajansı, Türk televizyon, gazete ve radyolarının yanısıra, bazı Alman ve Arap televizyonlarına ve Reuters ve APTN gibi uluslararası ajanslara haber servisi yapıyor. İHA, günlük ulusal bir gazete, ulusal bir TV ve radyo ile çok sayıda dergi yayınlamakta olan ve Türkiye''nin önde gelen şirketlerinden biri olan İhlas Holding''in medya grubu içinde faaliyet göstermektedir. İhlas Holding ilk olarak 1972 yılında Türkiye gazetesini yayınlamaya başlamış, aynı tarihte kurulan İHA da 1993 yılına kadar Türkiye gazetesine yazılı ve fotoğraflı haber servisi yapmıştı. 1993 yılında İhlas''ın ulusal kanalı TGRT''nin yayına girmesi ile görüntülü haberler servisine de başlayan İHA, aynı zamanda profesyonel ve bağımsız bir haber ajansı olarak yeniden organize oldu. Ajans bu tarihten beri Türkiye''deki ulusal ve yerel gazetelere, televizyonlara ve radyolara görüntülü ve fotoğraflı haber servisine devam ediyor.

Dünyada İHA İHA, Reuters ve APTN gibi uluslararası haber ajanslarının Türkiye''deki en önemli kaynağı durumundadır. APTN''nin Türkiye temsilcisi olan İHA, önde gelen Alman televizyonlarına da haber servisi yapmaktadır. İHA, 1997 Körfez krizinde, Bağdat''ta CNN ile yaptığı işbirliği ile uluslararası başarılarına yeni bir adım eklemişti. Benzer ilişkileri İsrail, İran, Almanya ve Azerbaycan''da sürdürmekte olan İhlas Haber Ajansı, Orta Asya ve Balkanlar''daki resmi haber ajansları ile takas esaslı anlaşmalar yapmıştır. İhlas Haber Ajansı şu anda İngilizce, Almanca ve Arapça olmak üzere çeşitli haber servislerini yurtdışındaki yayıncılara sunmaktadır.

Düzce depremi ve İHA 17 Ağustos, Gölcük, Sakarya ve Kocaeli''nde olduğu gibi 12 Kasım Düzce depreminin ilk dakikalarından itibaren, geçtiği yazılı ve görüntülü haberlerle gündemi yakalayan İHA, Türkiye''nin abonelerinin yanısıra dünya medyasının önde gelen kuruluşlarına da hizmet verdi. Dünyaca ünlü haber kanalları CNN ve BBC dahil olmak üzere Japonya''nın Asahi, NTV, TBS, Fuji; Almanya''nın RTL, SAT, ZDF, NTV; İtalya''nın RTI, RAI, TV5; Fransa''nın TF1, FR, Yunanistan''ın STAR, ALPHA, Mega, Antenna, ERT; Rusya''nın RTR, NTV; Hollanda''nın NOS; Çin''den CCTV; Amerika''dan NBC, ABC ve daha birçok ülkenin televizyonları hem İHA logolu görüntüleri kullandılar hem de İHA''ya ait canlı yayın araçlarından izleyicilerine izlenimlerini olayları anında aktardılar. Ne dersiniz? Hakikaten bu İHA''cılar çok mu oluyorlar ne!..

İHA''nın alt yapısı 600''den fazla muhabiri, çoğu Türkiye''de olmak üzere bütün dünyada 128 bürosu, 270 kamerası, 55 foto tarama cihazı, 5 digital mobil up-link aracı ve uydudan yayın sistemleri ile İHA, Türkiye ve çevre ülkelerdeki haberleri çok iyi bir şekilde takip etmektedir. Türkiye içindeki 88 büronun yanısıra İHA muhabirleri, özellikle Ortadoğu, Orta Asya ve Avrupa''da yoğunlaşmış olarak, dünyanın bütün önemli merkezlerinden haber geçmektedirler. Türkiye''deki bütün İHA büroları, bir network içinde modem bağlantısı ile İHA Genel Merkezi ile haberleşen bilgisayar, kamera ve fotoğraf tarama cihazları ile donatılmıştır. Muhabirler haberlerini ve fotoğrafları özel bir software üzerinde hazırlamakta ve haber merkezine göndermektedir. Türkiye dışındaki muhabirler ise, aynı yazılımla haber gönderebildikleri gibi, İHA Internet sayfası üzerinden merkeze haber iletimi yapabilmektedir. Ortadoğu, Orta Asya ve Balkanlardaki bütün olayları takip eden İHA, haber kaynaklarını güçlendirmek için Suriye, İran, Irak, Bulgaristan, Makedonya, Arnavutluk ve Azerbaycan resmi ajansları ile barter anlaşmaları yapmıştır. 1993 yılından beri ulusal yayın yapan televizyonlara görüntü servisi yapmakta olan İHA, 1997 yılında şifreli uydu yayınıyla, abone televizyonlara daha hızlı ve gelişmiş teknoloji ile haber geçmeye başladı. Abonelere bu yolla günlük yaklaşık 80 adet görüntülü haber gönderilmektedir. Bu haberlere ait metinler de yine uydu kanalıyla abonenin bilgisayarına ulaştırılıyor. Abone, geçilen haberlerden dilediklerini haber bültenlerinde yayınlayabiliyor. Gazetelere ise günlük ortalama 400 yazılı, 100 fotoğraflı haber iletilmektedir. İHA servislerini İstanbul''daki ulusal televizyon, gazete ve radyonun yanısıra pek çok kablolu ve yerel kanal ile, mahalli gazeteler de kullanmakta ve halkımıza ulaştırmaktadır. Resmi televizyonumuz TRT de dahil olmak üzere bütün ulusal televizyonlar ve önde gelen ulusal gazeteler İHA abonesidir. İHA, sadece ana haber bültenlerinde ve Türkiye''deki toplam televizyon seyircisinin yüzde 96''sına ulaşmaktadır. İHA''nın servis yaptığı gazeteler ise, toplam ulusal tirajın yüzde 60''ını (yaklaşık 2 milyon 400 bin gazete) temsil etmektedir.

İHA''da kim kimdir? Genel Müdür Vekili: Murat Arvas Genel Müdür Yardımcısı (Mali ve İdari): Hamit Arvas Genel Müdür Yardımcısı (Teknik): İbrahim Pazan Genel Müdür Yardımcısı (Dış İlişkiler): Ömer Çağlar Dış İlişkiler Yönetmeni:

Haldun Kalkan Dış Haberler Müdürü: İsmail Ballı Görüntülü Haberler Müdürü:

Ramazan Kurnaz İstihbarat Müdürü: Sadi Sözen Haber Koordinatörü: Necmeddin Batırel *Tabii bu listeye, adlarını tek tek yazamadığımız muhabirinden, teknisyenine ve idari görevlisine tüm İHA çalışanları da dahildir. Ve ortak başarıda hepsinin katkıları sözkonusudur.

Haftanın incisi: Birinciler-ikinciler Aktüel Dergisi, Siyaset Meydanı''ndaki bir tartışmadan da yola çıkarak, "Birinci ve ikinci Cumhuriyetçiler" listesi oluşturmuş... Bu son derece ilginç listelemeye göre, mesela Şarkıcı Tarkan ikinci, şarkıcı Çelik birinci Cumhuriyetçi!

Hadi bu listeden birkaç örnek daha verelim: "Akut ikinci, Kızılay birinci, Sami Selçuk ikinci, Vural Savaş birinci, Kenan Doğulu birinci, Sezen Aksu ikinci,Ajda Pekkan birinci, Ciguli ikinci cumhuriyetçi" Bir örnek de reklamlardan!

İş Bankası (şu ünlü karıncalı reklamı ile) birinci, Aganigi naganigi (fındık) ikinci Cumhuriyetçi! Her ne kadar, başsavcımız ikinci Cumhuriyetçileri vatana hıyanetle suçluyorsa da yukarıdaki liste bu tarife girecek gibi değil. Daha doğrusu görünen o ki, bir işin daha suyunu çıkardık. Bu bakımdan, isterseniz, kendi kendinize bir sorun: Birici misiniz, ikinci mi? Eğlenirsiniz...