Büyük ihtimalle İMF''ye verilen niyet mektubunda ya da hükumetin reform paketi içinde ilgili bir madde yoktu ama Kanal 6 televizyonu, işte tam da bankaların fona çekilip, ekonomik reformların bir bir hayata geçirildiği bir sırada eski sahibi Ahmet Özal''a geçiverdi. Gerçi Ahmet Özal''ın kurucusu olduğu bu kanal üzerindeki hak iddiası çok eskilere dayanıyordu ve bu konuda girişimleri vardı ama, doğrusu her şeyin iki satırlık bir açıklama ile kamuoyuna duyurulacak kadar sessiz sedasız halledileceğini de kimse beklemiyordu.
Her ne ise, yapılan kısa bir basın açıklaması ile Kanal 6''nın tekrar Özal''a geçtiği duyuruldu. Yani Korkmaz Yiğit''in, medyadaki son tutanağı da ortadan kaldırıldı. Oysa, daha kısa bir süre önce, televizyonun yönetimi değişmiş ve yeni dönem için yeni planlar yapılmaya başlanmıştı. (Serpil Akıllıoğlu''nun ayrılmasından sonra inişe geçen Kanal 6''ya kurtarıcı olarak Cem Şaşmaz bulunmuştu..) Kanal 6''nın öyküsü de epey ilginç. Özal, Kanal 6''yı 1995 yılında işadamı Mehmet Kurt''a satmıştı. Damadı adına kanalı satın alan Kurt da Özal''ın 55 milyon dolarlık borçlarının bir bölümünü üstlenmişti. Bir yıl kadar sonra ise Özal kardeşler borçların ödenmediğini ileri sürerek kanalın yönetimine bir süre el koysalar da mahkeme bunu kabul etmemişti. Bu arada RTÜK''e ödenmeyen borçlar nedeniyle, kanalın yayını bir süre kesilmiş daha sonra işadamı Korkmaz Yiğit kanalın tüm hisseleri için Kurt''a 110 milyon dolar vermiş ve kanalın yeni sahibi olmuştu.
Ahmet Özal''ın kanalını yabancı bir TV kuruluşu ile ortak geri aldığı da ileri sürülüyor.
Yiğit''e çifte darbe! Korkmaz Yiğit kanalı elinden kaçırırken bir darbe de Sabah Grubu''ndan geldi. Grubun, Yiğit''in kapattığı Yeni Yüzyıl gazetesinin, neredeyse tıpkıbasımı "Yeni Binyıl" gazetesini çıkarıvermesi, hâlâ medyada belli bir boşluk bırakan Yeni Yüzyıl''ın yeniden doğuş hayallerini de elinden aldı. Yeni gazete için tıpkıbasımı derken haksızlık etmiş olabiliriz ama, olaya Korkmaz Yiğit''i de işin içine katarak baktığınız zaman görünen manzara böyle. Bilgin Grubu''nun yeni gazetesi dün piyasaya çıktı. Görüntü olarak Yeni Yüzyıl''ı çağrıştırdığı da bir gerçek. Ve epey emek verildiği de belli oluyor. Star''daki son yazısında "Huzur dolu bir Türkiye''ye uğurlar olsun" diye yazan Ali Bayramoğlu ile Okay Gönensin''i de bünyesine alan yeni gazete, Yeni Yüzyıl''ınkini olmasa bile, bir boşluğu dolduracak gibi. "Kayıtsız şartsız medeniyet" sloganı ile yayına başlayan yeni gazetede Şeref Oğuz, Vivet Kanetti, Korkmaz İlkorur ve Metin Münir gibi güçlü kalemlere de yer bulunmuş.,.
Atak''lı gündemde Sabah Grubu''ndan ayrılan Can Ataklı, önce Akit, daha sonra Zaman gazetelerinin kendisi ile yaptıkları söyleşilerde oldukça manidar açıklamalarda bulundu ve büyük oranda gündem oluşturdu. Can Ataklı''nın özellikle 28 Şubat sürecinde Sabah''ın Ankara Temsilcisi olan, şimdiki Star gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Fatih Çekirge ile ilgili anlattıkları da ilgi çekiciydi ve meslek etiği tartışmalarına konu oldu.
Uzanlar cephesi karışık Yeni Sermaya Piyasası Yasası''ndan epeyce rahatsız olan Uzan Grubu, hem manşet haberlerle, hem de iki tam sayfa boyutundaki ilanlarla bu tasarıya muhalefet ettiler. Ama pek etkili olamadılar. Star''daki temizlik operasyonunun ise yılbaşından sonraya bırakıldığı belirtiliyor. Bu arada Barometre''ye göre bir eski isim de Uzanlar''a dönüyor. Baba ve oğul Uzanlar''ın ayrı ayrı görüşerek yuvaya dön çağrısı yaptıkları Serpil Akıllıoğlu''nun, tekrar Star''a dönebileceği belirtiliyor. Bilindiği gibi Akıllıoğlu daha önce 5.5 yıl Uzanlar''a hizmet vermiş ve Kral TV ile Teleon''un kurulmasına vesile olmuştu. Akıllıoğlu, Star''dan ayrıldıktan sonra Kanal 6''ya geçmiş ama geçtiğimiz günlerde buradan da ayrılmıştı.
Jetpa''nın gazetesi ertelendi Jetpa''nın sahibi olduğu İntermedya Yayıncılık bilindiği gibi, günlük bir gazete ile bir de dergi çıkarmaya hazırlanıyordu. Şirketin yaşadığı mali kriz nedeniyle bu projelerin askıya alındığı ileri sürülüyor. Günlük olarak yayınlanacak ve adı da " Yatırımcı " olarak belirlenen gazetenin yerine eskiden ek olarak yayınlanan Borsa Analiz haftalık dergi haline getirilmiş. 1 Ocak''ta yayın hayatına başlaması planlanan " Duayen " dergisinin yayını Mart ayına ertelenmiş. Dekorasyon dergisi ise planlandığı gibi Şubat''ta çıkacakmış.
Paramatik de artık yok Doğan Medya Grubu''nun ekonomi dergisi E.P.Paramatik kapandı. Kadronun bir bölümü işten çıkarıldı, bir bölümü de diğer dergilere kaydırıldı.Derginin yönetim kadrosunun, grubun Alman ortağının isteği doğrultusunda yeni bir dergi projesi üzerinde çalışacağı da belirtiliyor. Paramatik''in bir ara Ekonomist dergisinin borsa eki olarak verilmesi ve kapatılmaması düşünülmüş ama bundan vazgeçilmiş. Grup geçen yıl da Business Week dergisinin yayınına son vermişti.
Cılkı çıkmak üzerine... Sütunlarından birbirlerine laf yetiştirmeleriyle tanınan Sabah yazarları, son zamanlarda, gazetelerinin editoryası ile haber merkezlerini de kalemlerine dolamaya başladılar. İlk örnek Selahattin Duman''dan gelmiş. Duman, gazetelerinde yayınlanan bir köşe yazısının ertesi gün, bir muhabirin imzası ile haber halinde tekrarlanması üzerine, editorya ile tatlı tatlı dalgasını geçmişti. Gerçi asıl muhatap, kendi gazetesinin köşe yazısını okuyup onu haber haline getiren muhabir olarak gözükse de, lafı, haber seçicilere getirip, onları haberleri okumamakla suçlamıştı Duman. Yarı benzer bir eleştiri hafta sonunda Hıncal Uluç''un köşesinde yer aldı. Uluç, kendisine İletişim Fakültesi öğrencileri tarafından verilen ödülün, kendi gazetelerinde arka arkaya verilen ilgili iki ayrı haberde de görmezden gelinmesi üzerine, yarı şaka, yarı ciddi köşesinde şikayetçi olmuş ve "O törende Sabah gazetesinden de Hıncal Uluç ödül aldı. Hem de altıncı yılda, altıncı kez... Bunu yazan üçüncü haberinizi bekliyorum" diye yazmıştı.
"Eh artık bu defa da unutmazlar" derken ertesi gün gazetelerinde "Medyaya verilen ödüllerin de cılkı çıktı" diye İletişim Ödülleri''ni hafife alan bir haber görünce Uluç iyice üzülmüş. Dünkü yazısında, haberde imzası olan genç muhabiri, haberini incelemeden, araştırmadan yazdığı için sigaya çekerken, editoryasına da dokundurmadan geçememiş. Uluç "Masa başında, köşe yazarlarına yanıt olsun diye afaki, hiç dayanağı olmayan, araştırmadan yazılmış yorumları alt alta sıralayıp, bunu haber diye yayınlamaya kalkarsanız eğer, haberciliğin cılkı fena halde çıkar" diye yazıyor. Bakalım editoryanın cevabı nasıl gelecek?
Haftanın incisi: "...Yer yarılması Ay''ın seslenmesinden.. Ay''ın zorundan.. Lav patlamaları oluyor, değil mi? Ay''ın tesirinden o da.. Biz sesini duymayız ama manda gibi öyle bir bağırıyor ki Ay, kükürt gazları patlama yapıyor. Yer altındaki çürük yerler Ay''ın hızı ve tesiriyle patlıyor. .ne hikmetse orasını çürük yapmış..." Hayrabolulu Cemalettin Yıldırım
Namı diğer Deprem Dede
ile yapılan söyleşiden... (Tempo Dergisi )

