Kaydet
|

Hakiki vesileye kavuşmak, en büyük saadettir. Onu aramak birinci vazifedir. Hakiki mürşid, rehber kıyamete kadar mevcuttur.

Bir arkadaşıma komşusu sormuş, o da "Benim Türkiye gazetesinde tanıdıklarım var hem de aboneyim; sualinizi onlara iletirim, diyerek bize göndermiş. Suali şöyle: "Sahte bir şeyhin eteğine yapışan kurtulamaz; ama gerçek bir mürşidin eteğine yapışan da mı kurtulamaz?"

Bir mürşid-i kâmilin eteğine yapışan elbette kurtulur. Büyük âlim ve velî Muhammed Masum hazretleri birinci cilt 33. mektubunda, "Biliniz ki, saadete kavuşmak için, velî bir zata manevî bağla bağlanmak lazımdır" buyuruyor. (İslam Ahlakı)

Allahü teâlânın rızasına kavuşmak için, Ona kavuşturan vasıtayı bulup, yalnız Ona bağlanmak lazımdır. Allahü teâlânın, (Vesile arayın!) emrine uyarak vesileyi bulmak nimeti, dünya ve âhiret nimetlerinin en kıymetlisidir. O hâlde, onu sevmek, hem bu ihsanın vesilesi olduğu için, hem de, Allahü teâlânın sevgili kulu olduğu için, çok lazımdır ve insanın birinci vazifesidir. Hakiki vesileye kavuşmak, en büyük saadettir. Onu aramak birinci vazifedir. Hakiki mürşid, kıyamete kadar mevcuttur. Halis olan talipler onu tanır. Düşmanlar, ahmaklar, tanıyamazlar. (Hak Sözün Vesikaları)

İmam-ı Rabbanî Şeyh Ahmed-i Faruki Serhendi hazretleri buyuruyor ki:

Allahü teâlâdan gelen feyizlerin alınması için vericiyle alıcı arasında bir bağlantı, bir yakınlık olması gerekir. Bunun için, bu yolu bilen bir kılavuza ihtiyaç şarttır. (1/169)

Tasavvuf yolunu bilen ve yolculara önderlik edebilen bir (Rehber=Mürşid) aramayı dinimiz emrediyor. (Vesile arayın!) âyetindeki vesile, insan-ı kâmil demektir. (Kıyamet ve Âhiret)

Felaketten kurtulmanın çaresi, kurtulanlarla beraber olmaktır. Kıtmir, bir köpek olduğu hâlde, Eshab-ı Kehf ile beraber olduğu için Cennete girdi. O hâlde kim olduğumuz değil, kimlerle bulunduğumuz önemlidir. Bir hadis-i şerifte, (Salihlerle beraber olan, kötülerden olmaz) buyuruluyor. Bunun için Hazret-i Mevlâna, "Aklımı bıraktım, hocama tâbi olup kurtuldum" buyurdu. Aklı bırakmak demek, haddini bilmek, aklın her şeyi bilemeyeceğini ve bilenlere tâbi olmak gerektiğini anlamak demektir.

Yine İmam-ı Rabbanî hazretleri buyuruyor ki:

"Üstad [mürşid] aramaktan maksat, İslamiyet’i öğrenmektir. Onlardan görerek, itikadda ve İslamiyet’e uymakta kolaylık elde etmektir. Yoksa helal haram demeden istediğini yapıp, istediğini yiyip de, mürşidin eteğine yapışarak azaptan kurtulmayı sanmak, tam bir hayâle kapılmaktır." (3/41)

Burada (Mürşidin eteğine yapışan kurtulamaz) denmiyor. (İbadet etmeden ve haramlardan sakınmadan 'Ben mürşide bağlıyım' demekle kurtuluş beklenmez) deniyor. Mürşidin eteğine yapışmadan kurtuluş ummak yanlış olur...

Mürşid-i kâmil bulunmadığı zaman, böyle bir zatın kitapları mürşiddir. O zaman, o mübarek zatın kitaplarını okuyanlarla beraber olmalıdır.

Ahmet Demirbaş'ın önceki yazıları...

Haber Asistanı

Son 30 günün haberleri
📰

Türkiye Gazetesi Haber Asistanına Hoş Geldiniz!

Son 30 güne ait haberleri, spor gelişmelerini veya yazar yazılarını sorgulayabilirsiniz.