Kaydet
a- | +A

Acılı ve kasıtlı çıkarılan "Af Kanunu" toplumun manevi temellerini, bu sefer yine, taş taş üstünde bırakmayacak kadar sarstı. "Biz adam olmayız! Biz ibret almayız! Biz Allah''tan da korkmayız!" gibi ah vahlı yıkıcı aşağılayıcı sözler milyonlarca yanık yürekten yayılıyor. "Af Kanunu"nun zamanlaması, aceleye sokulması milletin damarını da aşıp bağrına basması vs...yerli ve yabancı basında yeni bir Türk harikası olarak yankılanıyor. Zarar görmüş vatandaşlar, hukukçular ve hele gönlü depremin enkâzı altında hâlâ inleyen biçare ihmal şehitlerimiz beddua ediyor. Herkesin zihnini, bir de ağır şüphe dalgaları afyonluyor. Kazazedelerin yarısı henüz göçük altında iken bu Af Kanunu neden öne çıkarıldı? Birileri, sırf kendi suçlarını aklatmak için, bu kanunu, koca TBMM''ye, üç büyük iktidar partisine, saf ve temiz millete nasıl yutturdu? Kimin emridir bu Kanun, hangi hırslı particinin oyunudur. Sayın Başbakan "Bu affı ben de içime sindiremiyorum ne yapalım! Herbiri ayrı telden çalan üç koalisyon partisinin gereği bu neyleyelim!" sözleriyle ne demek istiyor? Öyleyse milleti hiçe sayan bu korkunç hatayı neden düzeltmiyor?

Bütün halkın ellerini göklere açan bu yakınmalar karşısında Sayın Cumhurbaşkanı "Böyle bir adaletsizliğe razı olamayacağı" hakkında neden bir açıklama yapmıyor: Milletten kaçırılan bu Af Kanunu: Kasıtla adam öldürenleri, milletin bağrına işleyen "Meclis koltukları yolsuzluğunu", ırza geçenleri, Susurluk, mafya çetelerini, birilerinin uykusunu kaçıran dosyaları, 45 bin insanın ölümüne sebep olan müteahhitleri, yağmacıları affediyor da... Buna karşılık fikir suçlarını, demokrasiyi savunan diktayı yeren düşünceleri, Hasan Celâl Güzel''i, Recep Tayyip Erdoğan''ı, Necmeddin Erbakan''ı bilhassa ve kasden ve siyasî rakibleri gidermek telâşı ile af dışı bırakıyor.

Milletimiz, binbir felâket içinde, binbir yolsuzluk enkazı altında iken bu adaletsizliklerle büsbütün yıkılacaktır. Zira bıçak kemiğe dayanmış, yolsuzluklara zelzele, beceriksizlik, hile fesat karışmıştır. Dünya kuruldu kurulalı insanlar adalet sayesinde yaşadılar. Bu büyük milleti idare etmeye kalkanlar, sakın böyle oyunların altında "Yüce" dedikleri Türk milletinin kalacağını sanmasınlar. Yağmur, tufan, zelzele, enkaz, elbette geçer gider. Güneş doğar, havamız ışıl ışıl berraklığa kavuşur.

Sakın olmaya ki gönüllerde adaletsizlik lekesi bırakmayasınız. Yıkanıp temizlenmeyecek olan, vicdansızlığın zehirli sızıntısıdır.