Kaydet
a- | +A

Türk ikliminde, şiir mahsulü oldum olası bereketlidir. Tatlı tatsız hadiseler çok olduğundan dolayı, epey zamandır şiire gönül açamadık. İçlerinde "NECİP FAZIL KISAKÜREK"e ait, Prof. Orhan Okay beyin bir incele şaheseri... Usta şairimiz Bahaettin KARAKOÇ''un "AŞK MEKTUPLARI"... Mehmet Zeki Akdağ''ın "Önce Şiir Vardı" gibi bekletilmeyecek şiir kitapları olduğu halde. Neyliyelim, ömür gibi yazılar da, okumaya mecbur olduğumuz yönlere, çilelere uyuyor. Ama ben, kısa kısa da olsa, saydığım ve sayamadığım leziz şiirlerden söz edeyim ki bari siz mahrum kalmayın o duygulardan, hasretlerden sevgilerden:

NECİP FAZIL KISAKÜREK

(Şule Yay. 516 23 36) Bu kitabın değerli yazarı M. Orhan Okay, Necip Fazıl Üstad''ımızın, 60 yıllık yazı hayatını şöyle özetliyor: "İlk şiiri 18 yaşında iken Yeni Mecmua''da çıkan, 23 yaşında bütün sanat çevrelerince dehası kabul edilip kaldırımlar şairi diye şöhret bulan, öldüğü 1983 yılı mayısına kadar, şiir yazmaya devam eden Necip Fazıl Kısakürek edebiyat ve fikir tarihimize mührünü vurmuştur... Necip Fazıl, bol, çeşitli ve zengin yazı hayatında, dil ve üslup falsosu yapmadan, kalemiyle dilin kuyusunu kazan böylece Türkçemizin de mimari abidesini ortaya koyan sanatkardır." Sevgili Orhan Okay''ın ilim ve huzur dolu, görüşlerini okuma fırsatını size bırakarak, sayın Hoca''nın seçtiği, Necip Fazıl şiirlerinden bir bölüm sunuyorum:

SAKARYA TÜRKÜSÜ''NDEN İnsandır sanıyordum mukaddes yüke hamal: Hamallık ki sonunda ne rütbe var ne de mal, Yalnız acı bir lokma zehirle pişmiş aştan Ve ayrılık anneden, vatandan arkadaştan. Şimdi dövün Sakarya, dövünmek vakti bu ân

Kehkeşanlara kaçmış eski güneşleri an! Hani Yunus Emre ki kıyında geziyordu; Hani ardında çil çil kubbeler saçan ordu? Hani ya kardeşlerin; cömert Nil, yeşil Tuna; Giden şanlı akıncı, ne gün döner yurduna? Mermerlerin nabzında hâlâ çarpar mı Tekbir? Bulur mu deli rüzgar, o sedâyı: Allah bir. Bütün bunlar sendedir, bu girift bilmeceler Sakarya, kandillere katran döktü geceler. Vicdan azabına eş, kayna kayna Sakarya, Öz yurdunda garipsin, öz vatanında parya!

ÖNCE ŞİİR VARDI (Acıbol Yay. Faks: 526 04 24) Türk Edebiyatı dergimizin şairlerinden Mehmet Zeki Akdağ''ın "Önce Şiir Vardı" adlı yeni kitabında, ustaca kullandığı halk şiiri tarzı, içinde tasavvufi yapıda yeni bir çığıra geçmiş görünüyor. Bu şiirin adı: "Mümkün Değil" İki ayrı göz gibiyiz/Bir olmamız mümkün değil Kaç kez geldik bu âleme/Sır olmamız mümkün değil. * * * Büyük düşler gerçek çıksa/Vefa, kısırlığı yıksa Onur cevherimiz yoksa/Var olmamız mümkün değil * * * Sevda Âdem''in yaşıdı/Varı mı gülün bir eşidi Âlâf buluttan üşüdü/Kor olmamız mümkün değil * * * Elim yabancı alete/Nasıl düştük bu halete Zincirliyiz esârete/Hür olmamız mümkün değil.

AŞK MEKTUPLARI (Said Yaylalı,

Faks: 0 312 342 28 98) Üstad Bahaettin Karakoç''un, elli şiir kitabı dolduran, her çeşitten şiirdeki ustalığı, duygu zenginliği, ufuktan ufka renklenen şaşırtıcı zenginliği söz götürmez. Bu kitapta her Aşk Mektubu, birbirinden ayrı hasretlere, tasavvurlara, hayretlere götürür insanları. Onun için "tefaül" eder gibi. XIII. Aşk Mektubu''nu açalım: "Sonsuz bir beyazlığın ortasında Kara bir nokta gibi oturdum Hangi yöne döndümse bir dağ çıktı karşıma Elim işe yatkın değildi daha Oturup hülyâlar kurdum Gökten kuş çığlıklarıyla indi akşamlar Dalgalı sularda kayboldu kayığım Cennetten kovulduktan sonra" * * *

KALEMİMİ ASAMAZLAR (Taş Medrese Yay. Pk. 247-25100 Erzurum) HALUK KIRCI''nın bu kitaptaki "denemeler ve şiirler"i bana geniş hayalleri ve çokça bunalımları taşıyan mısra ve cümlelerle örülmüş göründü. Yeni yazı ve şiirlerini bekleyeceğiz. "Konuşmalar: 26''dan, altı mısra: "Bir acı odağında pişmişim/Karanlıklar yardıma gelmiş/Onsuz nesneler arasında/Fakir felsefeleri yar edinmişim/Yar, bir virane kapı olmuş/Zıvanaları paslı."